(1479 S. K. m. 70, Ek. m. 18) (818 S. K. m. 96) (Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği m.17)
Dava: Davacı, 160.743.555 lira tedavi giderinin yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen ele alınması gereken bir husustur.
İş mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Kanunun 70. maddesi bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini kurala bağlamıştır.
Somut olayda mahkemenin görevini belirlerken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Sağlık sigortası kapsamında sigortalı ve hak sahiplerine sağlık hizmeti sunmakta olan Bağ-Kur 1479 Sayılı Kanunun Ek 18. maddesi ve buna dayanılarak çıkarılan Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliğinin 17. maddesi hükmü gereğince eczanelerle ve ilgili hastanelerle sözleşme imzalayarak ilaç temin etmektedir. Somut olayda uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı tartışmasızdır. Hal böyle olunca davada 1479 Sayılı Kanunun Sağlık Sigortası ile ilgili Ek 11-17 maddelerinin uygulama yeri bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın bu kanunun uygulanmasından kaynaklandığını ortaya koyacak yasada başkaca bir hükümde mevcut değildir. Aksine,sözleşme hükümlerine aykırılıktan doğan bu davanın yasal dayanağı Borçlar Kanununun 96 ve devamı maddeleri olduğundan davanın iş mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeplerle mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde kabul kararı vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy