(506 S. K. m. 37, 108)
Davacı, trafik kazası sonucu geçici iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine (...) aşağıdaki karar tespit edildi:
1- (...)
2-Dava 25.05.1999 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya davacı Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup Mahkemece, zararlandırıcı sigorta olayına karışan aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalandığına dair sigorta poliçesinin mevcut olmadığından bahisle sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Sigorta şirketi, sadece araç malikinin ya da sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı biçimde zarardan sorumlu tutulabileceğinden; sorumluluğunun belirlenmesi açısından sigorta poliçesinin temininde yasal zorunluluk vardır.
Somut olayda; trafik kaza raporunda; sigorta olayına karışan 34 RJ 333 plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Garanti Sigorta Şirketince sigortalandığı belirtilmişse de; davalı Sigorta Şirketinin ibraz ettiği poliçe, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasına ilişkin olduğu gibi kaza tarihinden sonra düzenlenmiştir. Diğer taraftan, araca ait, trafik tescil müracaat formunda; zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan sigorta şirketine ilişkin olarak ''AGF İst. 05.06.1998 531.376 poliçe no" şeklinde bilgi verilmiştir.
Hal böyle olunca, davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun açıklığa kavuşturulması için; kazaya karışan aracı sigortalayan sigorta şirketi ve poliçe numarası; araç maliki ve Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nden sorulmalı, bildirilen numaraya göre poliçe aslı ya da aslına uygunluğu onanmış poliçe fotokopisi sigorta şirketinden celbedilmeli, buna rağmen poliçe elde edilemez ve sigorta şirketinin poliçeyi ibraz etmekten çekindiği kanaatine varılırsa, sigorta şirketinin kayıtları üzerinde trafik ve sigorta mevzuatından anlayan uzman bilirkişiler marifetiyle inceleme yaptırılmalı, bu bağlamda trafik tescil müracaat formundaki bilgilere nazaran AGF kısaltması ile ifade edilen kuruluşun davalı sigorta şirketi ile ilişkisi araştırılmalı, yine de poliçenin temin edilememesi durumunda davalı sigorta şirketinin beyan ve savunmasına itibar edilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy