(1479 S. K. m. 35, geçici m. 10)
Dava: Davacı, 20.04.1982-20.08.1984 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.03.2002 tarihinden geçerli olmak üzere emekliliğe hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi :
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine nazaran davalı Bağ-Kur vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı Bağ-Kur'un hükmün; davacının 01.03.2002 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine dair kısmına ilişkin temyiz istemine gelince; 1479 sayılı Kanunun 4447 sayılı kanun ile değişik 35. maddesine göre, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için; sigortalının yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması, kadının 58, erkeğin 60 yaşını doldurması ve 25 tam yıl sigorta primi ödemiş bulunması gerekir. Değişiklikten önce, erkek sigortalının tam yaşlılık aylığı talebinde bulunması için 25 tam yıl sigorta primi ödemesi yeterli idi. Anılan Kanunun geçici 10. maddesinin 1.fıkrasında öngörüldüğü üzere 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı ( 01.10.1999 ) itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmasına iki tam yılı veya daha az kalan sigortalıların önceki yasal düzenlemeye göre tam veya kısmi yaşlılık aylığı talep hakları saklı bulunmakla birlikte, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olup da 1.fıkradaki koşulları taşımayanlar ancak; 2. fıkranın a ve devamındaki bendlerde sayılan koşulları taşımaları halinde yaşlılık aylığına hak kazanabileceklerdir. Bu bağlamda, 1479 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen 2. fıkrasına; 01.06.2002 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 4759 sayılı Kanunla getirilen yeni düzenleme de göz önünde tutulmalıdır.
Hal böyle olunca, davacı yönünden, yaşlılık aylığından yararlanma koşullarının varlığı; yukarıda açıklanan yasal esaslar çevresinde araştırılıp irdelenmeden, bu konuda eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy