(1479 S. K. m. 63) (2918 S. K. m. 3)
Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava 25.10.1994 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine davacı Kurumca ölüm sigortası kolundan bağlanan aylığın ilk peşin değerinin ve yapılan cenaze yardımının 1479 sayılı kanunun 63. maddesi hükmüne göre davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup; Mahkemece davalı Faruk Y.nin kusurlu sürücünün kullandığı aracın kaza tarihindeki maliki sıfatıyla Kurumun rücu alacağından sorumluluğuna karar verilmiştir.
1479 sayılı kanunun 63. maddesi hükmü kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları; öncelikle 3. kişinin suç sayılan hareketi ile yasada belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı ya da hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır.
Somut olayda; davalılardan sürücü Osmanın 2/8 oranındaki kusuru ile neden olduğu trafik kazasında Bağ-Kur sigortalısı vefat etmiş ve sigortalının hak sahiplerine Kurumca aylık bağlanmıştır.
Ne var ki, davalı Faruk Y.nin rücu alacağından sorumluluğuna dayanak kılınan 1479 sayılı kanunun 63. maddesinin 3396 sayılı kanunla değiştirilen 2. fıkrasında yer alan araç maliklerine.. ibaresi; Anayasa Mahkemesinin 27.03.2000 tarih ve 2001/343 Esas, 2002/41 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 13.11.2002 gün ve 24935 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu durumda; araç malikinin 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan yasanın öngördüğü diğer sorumlular kavramı kapsamında 2918 sayılı kanunun 3. maddesi hükmünde öngörülen tanım çevresinde işleten sıfatını haiz bulunması; bir başka anlatımla trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyet ile aracı tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına işletiyor olması halinde mümkündür. Araç maliki işleten değilse sırf araç maliki olarak sorumlu tutulamaz. Mahkemece; davalı Farukun rücu alacağından sorumluluğu konusunda; açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabule göre de; davalıların harici ödeme konusundaki delilleri celbedilip, hak sahiplerinin beyanları alınarak asliye ceza dosyasında bahsedilen tazminat miktarının maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımları ayrıştırılarak, harici ödeminin maddi tazminat kısmının tavandan düşülmemesi, Cenaze giderine ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde banka talimat tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy