(506 S. K. m. 34, 53, 54, 55, 116) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, 27.07.2000 tarihinden geçerli olmak üzere malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren birikmiş emekli aylıklarının yasal faizi ile birlikte tahsiline ve aksine olan Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Sosyal Sigortalar Kurumunun tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıya bağlanacak malullük aylığının, 01.08.2000 tarihinden itibaren ay be ay hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihi 27.06.2002 tarihinin faize esas alınması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda izah olunan nedenlerle hüküm fıkrasının ikinci paragrafının tamamen silinerek yerine "davacıya bağlanacak malûllük aylığının 01.08.2000 tarihinden itibaren ay be ay hesaplanacak yasal faiziyle davalı Kurumdan tahsiliyle davacıya verilmesine" sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Üye Ali Göcen'in muhalefetine karşı; Başkan Coşkun Erbaş, Üye M.Zafer Erdoğan, Üye Coşkun Ö. ve Üye Ali Suat Ertosun'un oylarıyla ve oyçokluğuyla 10.02.2004 gününde karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY YAZISI : Davacının Sosyal Sigortalar Kurumu Denizli Hastanesinden aldığı 27.07.2000 tarihli ve "506 sayılı kanunun 34 maddesi gereğince yapılan tedavi sonucunda 27.07.2000 tarihinden itibaren çalışabilir durumda bulunmadığına, bakıma muhtaç olup, kontrol gerekmediğine" ilişkin rapora dayanılarak, 506 sayılı kanunun 53/b ve 54 maddelerine göre davacıya 01.08.2000 tarihinden itibaren malüllük aylığı bağlanmasına dair mahkeme kararı, Dairemizce faiz yönünden düzeltilerek onanmıştır. Ancak, SSK Denizli Hastanesinin 27.07.2000 tarihli raporu, Denizli Sigorta Müdürlüğünün 26.09.2000 günlü yazısı ile Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğüne sunulmuş, anılan raporun incelenmesi sonucu davacının malüliyet sigortasından yararlanamayacağına karar verilerek, durum 24.11.2000 tarihli yazı ile Denizli Sigorta Müdürlüğüne bildirilmiştir. Davacının 20.03.2001 tarihli dilekçesi üzerine yapılan inceleme sonucu SS Yüksek Sağlık Kurulu davacının "malüliyetinin gerekmediğine" karar vermiştir. SS Yüksek Sağlık Kurulunun bu raporu ile davacıya malüliyet aylığı bağlanması olanağı ortadan kalkmıştır. Ne var ki, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu raporunda, "davacının 18.04.1984 tarih ve 1593 sayılı raporundaki klinik bulgular dikkate alındığında şahsın anılan tarihte beden çalışma gücünün en az 2/3 sini kaybetmemiş durumda olduğu, şahsın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunda 08.01.2003 tarihinde yapılan muayenesi sonucu tespit edilen bulgular dikkate alındığında hali hazır durumu ile beden çalışma gücünün en az 2/3'ünü kaybetmiş durumda olduğu ve malül sayılması gerektiğine" karar verilmiştir. Bu raporda, Denizli SSK Hastanesinin 27.07.2000 tarihli raporu söz konusu yapılmamış sigortalının "hali hazır durumu" nazara alınarak malül sayılmasına karar verilmiştir. Öyleyse 08.01.2003 tarihini takip eden 01.02.2003 tarihiden itibaren davacıya malüliyet aylığı bağlanması gerekir. Sayın çoğunluğun buna aykırı kararına bu sebeplerle iştirak edilmemiştir. Öte yandan sigortalıya Denizli SSK Hastanesinin 27.07.2000 tarihli raporu esas alınarak malüliyet aylığı bağlandığına göre; aynı raporda sigortalının "bakıma muhtaç olduğu" belirtilmiştir.506 sayılı Kanunun 55. maddesinin 2. cümlesinde "...sigortalı başka birinin bakımına muhtaç durumda ise bu oran %70'e çıkarılır..." kuralının davacı hakkında uygulanmaması da isabetsizdir. Yine, sayın çoğunluğun faiz hesabında; 506 sayılı Kanunun 116. maddesini gözetmeden 01.08.2000 tarihinden itibaren ödenmemiş aylıklara faiz uygulanmasını ön gören görüşlerine iştirak etmek mümkün görülmemektedir. Yukarıda açıkladığım nedenlere dayanarak mahkeme kararının bozulması düşüncesindeyim. Sayın Çoğunluğun görüşlerine katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy