(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan TEDAŞ Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davalı Mehmet Şengün tarafından elektrik akımının kesildiğinin bildirilmesi üzerine arıza gidermek üzere çıktığı direkte elektrik akımına kapılarak ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin tazminine yönelik davanın yargılaması sürecinde alınarak hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda, işverenin %40, davada taraf olmayan ekip şefi Bayram'ın %20, davalı Mehmet'in %10, kazalının ise %30 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. İş kazasının gerçekleşmesine etkide bulunanların ihlal ettikleri iş güvenliği kuralları ile ihlal sonucuna bağlanan kusur oranları, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişi kurullarınca yapılan incelemeyi içeren ceza yargılaması sürecinde elde edilen rapor, açılmamış sayılmasına karar verilen hak sahibi tazminat davasında dayanak alınan rapor ve eldeki davanın yargılaması sürecinde düzenlenen rapor içerikleri birbirleriyle açık çelişki içindedir.
Kusur oranlarının saptanmasında, ihlal edilen mevzuat hükümleriyle zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkati eksiksiz olarak belirleyip irdeleyen, davalılar ile dava dışı kişinin kusurlu davranışlarının olaya etki derecesini ayrıntılı olarak açıklayan ve yukarıda sıralanan raporlar arasındaki çelişkilerin nedenlerini açıklayarak gideren konuda uzman bilirkişi kurulundan alınacak raporun dosya içeriğindeki kanıtlar ışığında değerlendirilmesiyle kusur oranları yönünden sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması, Dava dışı kusurlu kişilerin kusur oranı nedeniyle teselsül hükümlerine dayalı istemde bulunulmadığı halde, gerçek zarar tavan değeriyle hükmedilecek miktarın, davada taraf olmayan kişinin kusur oranı da gözetilerek belirlenmesi,
İstem konusu peşin değerli gelirlerin farklı tarihlerde onaylanan gelir bağlama kararlarına dayalı olmasına karşın, hükmedilen meblağın tümü için ilk gelir bağlama kararının onay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi,
Hak sahiplerinden Soner'in de gelirinin kesilip fiili ödemeye dönüştüğü ve fiili ödemenin davalıların kusuru oranındaki bölümünün, dava dilekçesine dayanak gelir bağlama kararındaki miktardan düşük olduğu gözetilmeksizin bu hak sahibi yönünden isteme konu peşin değerli gelir üzerinden hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde kararı temyiz eden taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy