(2926 S. K. m. 2, 3/b, 10)
Dava: Davacı, 01.10.1988-30.09.1998 tarihleri arasındaki Sosyal Sigortalar Kurumu çalışmaları hariç olmak üzere Tarım Bağ-kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile aksine olan Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacının 01.10.1988 - 30.09.1998 tarihleri arasında, Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalılık süreleri ile çakışan dönemler dışlanmak suretiyle tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, 01.10.1988 tarihinde Bağ-Kur'a kayıt ve tescili yapılan davacının, Bağ-Kur sigortalılığı ile çakışan 01.09.1994 - 16.11.1994 tarihleri arasında 76 gün, 01.06.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında 225 gün hizmet akdine dayalı çalışmalarının bulunduğu, Ziraat Odasınca düzenlenen ve 2003 yılı için geçerli olan çiftçilik belgesine göre kendisine ait 30 dekar arazide tarımsal faaliyette bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler, diğer koşulların da varlığı durumunda tarım Bağ-Kur sigortalısı sayıldıkları gibi, 6. madde gereğince, bu kişilerin sigortalılıkları, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sona ermektedir. Bununla birlikte, 5. maddede açıklanan sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı olgusu, 9. maddede yer alan Kurumun resen tescil yükümü ile birlikte gözetildiğinde, davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi çalışmalarının bitiminde Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlaması gerekmektedir. Ancak bunun için tarımsal faaliyette bulunulduğunun kanıtlanması zorunludur.
Kanunun 3/b maddesine göre tarımsal faaliyet, gerek kendi mülkünde, gerek ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, gerekse kamuya ait yerlerde yapılabilir. 10. maddede sayılan, makam, kurum, kuruluş, kooperatif, birlik, şirket ve banka kayıtları ise tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcına ve tescile esas kabul edilmektedir. Ayrıca belirtmek gerekirse, 2. maddeye göre sigortalı sayılmanın bir koşulu da, 3/b maddesinde belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır.
Dava konusu somut olaya bu çerçevede bakıldığında; karara dayanak yapılan kanıtların hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının sona erdiği 16.11.1994 tarihinden sonraki dönem yönünden, öncelikle davacının sahibi olduğu taşınmazlar hakkındaki bilgi ve belgeler ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilmeli, kanunun 10. maddesinde sayılan ve tescilde esas alınan kayıtların varlığı, hizmet akdine dayalı çalışmalarını kapsayan dönemler dışında davacının tarımsal faaliyetini kendi mülkünde mi, yoksa ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde mi sürdürdüğü, faaliyetine ara verip vermediği, kuraklık ve doğal afet gibi olaylara maruz kalıp kalmadığı yöntemince belirlenmeli, bu konularda Cumhuriyet Savcılığı araştırması yapılıp köy muhtarının bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülüp sürdürülmediği olgusu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin Mahkemece, eksik araştırma ve soruşturma sonucu istemin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy