(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Mayıs 1978 tarihinden 7 Şubat 2003 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 1978 Mayıs-07.02.2003 tarihleri arasında davalıya ait minibüs işyerinde şoför olarak hizmet akdine dayalı şekilde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, 01.01.1990-07.02.2003 tarihleri arasında 4497 günlük çalışmanın tespitine karar vermiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icabettiği, Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilir ise de; çalışmanın konusu, sürekli kesintili, mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle ve işyeriyle ilişkileri belirlenmeli ve fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda; davaya konu ticari dolmuş işyerinin Kuruma kayıt ve tescil durumu ile kapsam durumu araştırılmamış, ilgili dönem bordroları ve hizmet cetveli araştırılıp celbedilmemiş, Üsküdar İş Mahkemesinin 2003/279 esasında görüldüğü anlaşılan şahsi haklara ilişkin dava dosyasının akıbeti araştırılmamış, varsa bordro tanıklarının tespit ve dinlenmeleri gerektiği hususu değerlendirilmemiştir.
O halde, davalı Sosyal Sigortalar Kurumu'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA 08.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy