(818 S. K. m. 43, 50, 51, 143) (506 S. K. m. 9, 10, 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, Sosyal Sigortalar Kurumu Vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Sosyal Sigortalar Kurumu, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin %80 kusur farkına isabet eden miktarı ile artışların %90'nını, davalı işverenden 506 sayılı Kanunun 9, 10, 26 ve Borçlar Kanununun 50, 51. maddelerine göre talepte bulunmuştur.
Mahkeme, ilk rücu davasında 9 ve 10. maddelere göre ve %60 oranını esas alan hesap raporunda hesap edilen tavanı nazara alarak, rücu davasının kısmen kabulüne karar vermiştir.
İstanbul'dan Tır ile Moskova'ya giden sigortalı Hayrettin Karakoç 07.04.1997 günü bir parkta gümrük kontrolü için beklediği bir sırada yanına park eden aracın şoförü ile üçüncü kişilerin kavga ettiğini görünce şoföre yardım etmek için yanlarına gider. Saldırganlarla boğuşurken tabancadan çıkan kurşunla vurularak öldürülür. İlk rücu davasında işverene %20, kimliği bilinmeyen ve sigortalıyı vuran 3. kişilere %70, sigortalıya %10 kusur veren bilirkişi raporunu mahkeme kabul eder ve 9, 10. maddeye göre %60 oranı üzerinden hak sahiplerinin kazanç kaybı bulunur, kabule ilişkin mahkeme kararını Dairemiz onar.
Sosyal Sigortalar Kurumu, bu ikinci rücu davasıyla Borçlar Kanunun 50-51 maddeleri gereğince 3. kişilere verilen %70 kusura terettüp eden miktarı da dahil ederek; Borçlar Kanununun 142. maddesi uyarınca müştereken müteselsilen sorumluluk esasları çerçevesinde davalı işverenden talepte bulunmuştur.
Teselsül hükümlerine göre 3.kişilerin kusurundan da sorumlu olan işverenin kimliği belirlenemeyen ve bu nedenle davalı işverence rücu olanağı bulunmayan ve olayda %70 kusuru bulunan 3. kişilere terettüp eden zarardan Borçlar Kanununun 43. maddesi uyarınca hakkaniyet indirimi yapılarak sorumluluğunun belirlenmesi ve buna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Sosyal Sigortalar Kurumu Vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy