(4958 S. K. m. 3, 58) (3201 S. K. m. 3, 9)
Davacı, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanması doğrultusunda emekli maaşının yeniden tespiti ile tespit edilen rakam üzerinden maaş ödenmesine ve maaş farklarının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava sonucu itibarıyla, davacının 3201 sayılı Kanuna göre Sosyal Sigortalar Kurumuna yaptığı hizmet borçlanmasının geçerliliği ile T.C. Emekli Sandığınca davacıya bağlanan yaşlılık aylığında bu süreninde gözetilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Öncelikle, Mahkemenin; davalı T.C. Emekli Sandığı hakkındaki dava yönünden, idari yargının görevli olması nedeniyle yargı yolu yanlışlığından bahisle dava dilekçesinin reddine ilişkin kabulü yerindedir.
Diğer taraftan, somut olayda; Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak geçen 1 yıl 5 gün, 5434 sayılı Kanuna tabi olarak geçen 3 yıl 6 aylık hizmet süresi ile yurt dışındaki 24 yıl 11 aylık çalışma süresi gözetilmek suretiyle T.C. Emekli Sandığınca 01.05.1998 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Sözleşmesi uygulanmak suretiyle kısmi yaşlılık aylığı bağlanan davacı; 3201 sayılı Kanuna göre yurt dışında geçen hizmet süresini borçlanmak üzere 22.05.2003 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna yazılı istemde bulunmuştur. Bu yönüyle, davacının 3201 sayılı Kanuna dayalı yurtdışı hizmet borçlanmasının geçerliliğinin tespitine karar verilerek borçlanma karşılığının Kuruma ödenmesi durumunda; aynı Yasanın 9. maddesi hükmü kapsamında, davacıya bağlanan kısmi yaşlılık aylığı tam aylığa çevrilecektir.
Hal böyle olunca da; davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna yaptığı yurtdışı hizmet borçlanmasının geçerliliğinin tespitine ilişkin istemi yönünden; 3201 sayılı Kanunun 3. maddesinde yer alan borçlanma isteminde bulunabilmek için yurda kesin dönüş yapılması gereğini öngören düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 12.12.2000 gün ve 2000/36 Esas 2002/198 Karar sayılı Kararı ile iptal edilerek 29.07.2003 tarih ve 4958 sayılı Kanunun 58. maddesiyle de anılan Kanunun 3. maddesinde bu yönde gerekli düzenlemenin yapıldığı gözetilmek suretiyle işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile Sosyal Sigortalar Kurumu hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy