(506 S. K. m. 68) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurumun tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı İİK.nun 67. maddesi ile 506 sayılı Kanunun 68. maddesinin I-c/a ile aynı maddenin VI. bendidir. Davalı kız çocuğunun Sosyal Sigortalar Kurumu emeklisi olan babasının 16.09.1997 tarihinde öldüğü, 10.10.1997 tarihli taahhüt belgesine istinaden davalıya ölüm aylığı bağlanarak 22.07.2002 tarihine kadar aylık ödemesi yapıldığı, davalının 1992/2. dönem ile 2002/1. dönem arasında ve her dönem 120 gün olmak üzere zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu'nda çalışması bulunduğu, Sosyal Sigortalar Kurumunun bunun üzerine aylığı iptal ederek 22.05.1999-22.07.2002 tarihleri arasında ödemeye konu 4.269.442.723.-lira aylık tutarının tahsili amacıyla 26.12.2002 tarihinde icra takibine giriştiği, asıl alacağın icra aşamasında ve itiraz süresi içinde 30.01.2003 tarihinde ödenip faize itiraz edilmesi karşısında takibin sadece faiz yönünden durdurulmasına karar verildiği, takibe konu yersiz ödeme tutarlarının ödeme tarihleri ile asıl alacağın ödendiği tarih arasında hesaplanacak faizi yönünden takibin devamı ve inkar tazminatı istemli iş bu dava sonunda inkar tazminatının reddine faize yönelik davanın istem gibi kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre ölüm aylığının kesilmesine sebep teşkil eden sigortalı çalışmanın 01.05.2002 tarihine kadar devam ettiği, 506 sayılı Yasanın 68. maddesi gereğince tekrar başvuru şartı aranmaksızın çalışmanın sona erdiği tarihten itibaren ölüm aylığının ödeneceğine ilişkin hüküm karşısında davalının 01.05.2002 ile 22.07.2002 tarihleri arasında faizle sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin son kelimesinden sonra gelmek üzere "... ancak davalının 01.05.2002-22.07.2002 tarihleri arasında faiz sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile bu hususun gözetilmesine..." cümlesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, fazla alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy