(1086 S. K. m. 74, 388, 389, 417, 423) (1136 S. K. m. 164, 169) (4958 S. K. m. 23)
Dava: Davacı, Zorunlu Tasarrufu Teşvik Hesabına yatırılması gereken tasarruf kesintileri, işveren ve devlet katkıları, bunların nemaları ve temerrüt faizleri toplamının; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000 liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi gereğince hakim talepten fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Davacı, dava dilekçesinde borç aslının davalı belediye başkanlığından tahsiline karar verilmesini istediği halde talep aşılmak suretiyle Sosyal Sigortalar Kurumunun dahi borç aslı ile sorumlu tutulmuş olması isabetsizdir. Öte yandan dava konusu alacağın Sosyal Sigortalar Kurumundan istenmemiş olmasına karşın aleyhine bir karardan söz edilemeyeceğinden mahkemece, Sosyal Sigortalar Kurumunun yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulmuş olması da isabetsizdir.
Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423, Avukatlık Kanununun 169 ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 1.maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin; haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin 417. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekirken, Avukatlık Kanununun; avukatla iş sahibi arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen 164/son maddesine yanlış anlam verilerek, taraflar lehine hükmolunması gereken avukatlık ücretinin; yazılı şekilde davalı Sosyal Sigortalar Kurumu vekiline verilmesine karar verilmesi,
Ayrıca; 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 23/c maddesi uyarınca Sosyal Sigortalar Kurumunun harçtan muaf olduğu nazara alınmaksızın, davacı tarafından yatırılan peşin harcın masrafa eklenmek suretiyle harç ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Hüküm fıkrasında yer alan davalılardan sözlerinin silinerek yerine davalı Çarşamba Belediye Başkanlığından sözlerinin yazılmasına,
Sonuç: Davalı Sosyal Sigortalar Kurumu yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin bendinde yer alan SSK vekiline sözlerinin silinerek yerine SSK'ya sözünün yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 31.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy