(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 51, 52)
Dava: 7.746.737.130 lira tutarındaki "Kanuni Faizin iptali ve Yasal Faizi De Birlikte Davalı Kurumdan Tahsili" davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamında yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.02.2005 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Av. C. Ş. ile karşı taraf adına Av. E. B. geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları, dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Taksitlendirilen prim borcu kapsamında gecikme zammına uygulanan yasal faiz nedeniyle yapılmış olan ödemenin istirdadına ilişkin davanın yargılaması sonucunda, faiz niteliğinde olmayan gecikme zammına faiz uygulanabileceği gerekçesinden hareketle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 Sayılı Kanunun 80 ve 6183 sayılı Kanunun 51-58. maddeleri gereğince uygulanan gecikme zammı, özünde yeterli bir müeyyide ve faiz niteliğindedir. Kaldı ki 6183 sayılı Kanunun 51 ve 52. maddeleri gecikme zammına faiz tahakkuk ettirilmesine cevaz vermediği gibi, Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2004 gün ve 2004/10-104 Esas 2004/94 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, "506 Sayılı Yasanın değişik 80. maddesinde Kurumun prim ve benzeri alacakları için genel kuraldan ayrılan bir temerrüt faizine yer verilerek gecikme zammından söz edilmekte ise de, prim borcunun zamanında ödenmemesi halinde, Kurumca talep edilecek karşılık, kamu hukuku karakterli bir para alacağı için öngörülen ( nitelikli ) temerrüt faizinden ibaret olup, genel ilke uyarınca buna ayrıca temerrüt faizi yürütülmesine yasaca, olanak bulunmamaktadır." Değerlendirmesine yer verilmiş, Hukuk Genel Kurulu'nun 16.06.2004 tarih, 2004/19-357 E., 2004/360 K. sayılı ilamında da aynı yaklaşım sürdürülmüştür.
Belirtilen maddi ve hukuki olgular doğrultusunda, davacının gecikme zammına uygulanan faizden kaynaklanan alacak miktarının tespitiyle tahsiline hükmedilmesi gereği gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 400,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, 22.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy