(1479 S. K. Ek m. 9, Geç. m. 10)
Dava: Davacı, 01.07.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 01.07.2001- 01.05.2002 tarihleri arasındaki toplam 2.348.056.000 lira yaşlılık aylığının yasal faizi ile birlikte ve fazladan ödediği 1.257.250.000 lira primin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava hukuki nitelikçe; davacıya 22.06.2001 günlü tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren Bağ-Kur'ca 1479 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile 01.07.2001- 01.05.2002 döneminde ödenmeyen yaşlılık aylıkları ile 22.06.2001- 01.05.2002 döneminde yersiz olarak tahsil edilen primlerin yasal faiziyle birlikte davalı Bağ-Kur'dan tahsili istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanuna 4447 sayılı Kanunla eklenen geçici 10. maddesi hükmünde; Bağ-Kur sigortalılarının tam yaşlılık aylığı ve kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmalarına ilişkin istisna ve geçiş dönemi koşulları düzenlenmiş olup bu yönde; 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere göre, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı ( =01.10.1999 ) itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlarla, aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az süre kalan sigortalıların önceki hükümlere göre tam veya kısmi yaşlılık aylığı hakları saklı tutulmuştur. Yine tam yaşlılık aylığına ilişkin geçiş dönemi özel koşulları 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olup da 01.10.1999 tarihi itibariyle bayan sigortalı ise 20, erkek sigortalı ise 25 tam yıl prim ödeme süresinin dolmasına, 2 ila 10 tam yıl arasında, kalan sürenin fazlalığına bağlı olarak artan şekilde yaş koşulu da getirilmek suretiyle dokuz kademeli olarak düzenlenmiştir. Ne var ki, tam yaşlılık aylığına ilişkin geçiş dönemi hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilerek, bu iptal kararının 23.05.2002 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, yeni yasal düzenlemede 01.06.2002 yürürlük tarihli 4759 sayılı Kanunla yapılmıştır.
Davada uyuşmazlık konusu olan husus da; 1479 sayılı Kanuna 4447 sayılı Kanunla eklenen geçici 10/II. maddesinde düzenlenen geçiş dönemi hükümleri kapsamında, yaşlılık aylığı tahsis koşullarının belirlenmesinde, 01.10.1999 tarihinden sonra borçlanılarak primi ödenen askerlik süresinin, işbu 01.10.1999 tarihindeki 25 tam yıllık prim ödeme süresine dahil edilip edilemeyeceği konusundadır.
1479 sayılı Kanunun ek 9. maddesi hükmüne göre, sigortalılara askerlikte er olarak geçen hizmet süreleriyle yedek subay okulunda geçen sürelerinin tamamını borçlanma olanağı getirilmiştir. Bu yönde, askerlik borçlanmasıyla askerlikte geçen süreler borçlanılarak sigortalılık süresine eklenmektedir. Askerlikte geçen sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilebilmesi için de; öncelikle borçlanma iradesinin Kuruma karşı ortaya konması, borçlanılan primin hak düşürücü süre niteliğindeki yasal süre içerisinde Kuruma ödenmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca da, 1479 sayılı Kanunun geçici 10/II. Maddesi hükmünde öngörülen geçiş dönemi tam yaşlılık aylığı koşullarının belirlenmesinde; aynı Kanunun ek 9. maddesi kapsamında, askerlikte geçen sürenin borçlanılması hususunda Kuruma irade açıklamasında bulunulmamış, giderek yasal süresi içinde olmak üzere borçlanma primleri ödenmemişse artık; bu sürenin 25 tam yıl prim ödeme süresi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Davada somutlaşan olayda; 22.06.2001 tarihinde Bağ-Kur'dan yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan sigortalının; 1479 sayılı Kanunun geçici 10/II. maddesi hükmüne göre, 01.10.1999 tarihi itibariyle 01.11.1975 - 31.07.1984 döneminde Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi 6 yıl 8 ay, 15.10.1984 - 01.10.1999 döneminde Bağ-Kur'a tabi 14 yıl 11 ay 16 gün zorunlu sigortalılık süresi olmak üzere toplam 21 yıl 7 ay 16 gün sigortalı hizmeti bulunmaktadır. Davacı sigortalı, 03.11.1976 - 03.07.1978 tarihleri arasında geçen 1 yıl 8 aylık askerlik süresini borçlanmak üzere 01.10.1999 tarihinden sonra 07.12.1999'da Kuruma başvurarak borçlandığı primleri 07.06.2001 tarihinde ödemiş olup askerlikte geçen bu sürenin; anılan geçiş dönemi tam yaşlılık aylığı özel koşullarının belirlenmesi yönünde işbu 25 tam yıl prim ödeme süresine dahil edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, 01.10.1999 tarihinde 25 tam yıl prim ödeme süresinin dolmasına 3 tam yıldan fazla, 4 tam yıldan az süresi kalan davacıya geçici 10/II-b kapsamında ancak; 25 tam yıl prim ödemesi talepte bulunması yanında, 46 yaşını da ikmal etmesi halinde tam yaşlılık aylığı bağlanabilecektir ki, 01.05.1956 doğumlu olan davacı yönünden sayılan yaşlılık aylığı tahsis koşulları da, 22.06.2001 tarihinde değil, 46 yaşını ikmal ettiği 01.05.2002 tarihi itibariyle oluşmakta olup dava konusu istemin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üyeler Süleyman Caner ve Ali Göcen'in muhalefetlerine karşı; Başkan Coşkun Erbaş, Üyeler M. Zafer Erdoğan ve Neslihan Sever'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 07.06.2004 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy