(506 S. K. m.9, 10, 26, 87)
Davacı, iş kazası sonucu geçici iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, işe girişi süresinde Kuruma bildirilmeyen sigortalı işçi Hasan Kara'nın 07.07.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanması üzerine Kurumca yapılan Sosyal Sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı Kurum, davasını 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26. maddelerine dayandırdığı halde, mahkemenin 10. madde şartlarının oluşup oluşmadığını tartışmadan 26. maddeye göre hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.
506 Sayılı Kanunun 10. maddesinin 26. maddeye göre uygulama önceliği vardır. Sigortalının Kurum müfettişliğince alınan ifadesi, müfettiş raporu ve ekindeki belgelere göre sigortalının 01.06.1999 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığı, işe giriş bildirgesinin 27.07.1999 tarihinde kuruma verildiğinin anlaşılmış olması karşısında somut olayda, 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilerek, buna göre karar verilmemiş olması isabetsizdir.
Keza mahkemece hükme dayanak alınan 16.09.2002 tarihli kusur raporunda davalı işveren kooperatif %80, kazalı işçi %10, taşeron Ahmet %10 oranında kusurlu bulunmuş ise de; Ahmet ile davalı işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği bir başka ifade ile, 506 Sayılı Yasanın 87. maddesi uyarınca asıl işveren - taşeron ilişkisi olup olmadığı araştırılmamıştır.
506 Sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir. Şayet Ahmet davalı işveren kooperatifin sigortalı işçisi ise alt işveren olarak sorumluluğundan bahsetmek mümkün değildir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy