(1479 S. K. m. 24, Geç. m. 18)
Davacı, 27.01.1997-16.11.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile bu tarihler arası geçerli olan primlerin 6183 sayılı Kanun gereği hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde davacının 27.01.1997-16.11.1999 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması ve sigortalılık süresi 5 yıldan az olduğundan 4692 sayılı Yasa dikkate alınmadan talep edilen tarihteki mevduata göre hesaplanması gerektiğinin tespitine karar vermiştir.
24.08.2000 tarih, 619 sayılı Yasa Hükmünde Kararname'nin geçici 1. maddesinde yer alan 1479 sayılı Yasaya göre sigortalılık niteliğini taşıdıkları halde, bu Yasa Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri bu Yasa Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar düzenlemesi Anayasa Mahkemesi kararı üzerine 07.08.2001 gününde yürürlükten kalkmıştır.1479 sayılı Yasanın geçici 18. maddesinde yer alan Bu Yasaya göre sigortalılık niteliği taşıdıkları durumda 04.10.2000 gününe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 gününden itibaren başlar. düzenlemesi ise 24.07.2003 tarih, 4956 sayılı Yasa ile getirilmiştir. Davacı 27.01.1997-16.11.1999 tarihleri arasındaki vergi kaydına dayalı kendi nam ve hesabına çalışarak geçirmiş olduğu sürelerin Bağ-Kur sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi için 20.03.2003 gününde Kuruma başvurmuş, Kurum tarafından 619 sayılı Yasa Hükmünde Kararname gereği 04.10.2000 gününden itibaren sigortalı sayılabileceği gerekçesiyle talebinin reddedilmesi üzerine 10.04.2003 gününde işbu davayı açmıştır.
Davanın açıldığı tarihte 619 sayılı Yasa Hükmünde Kararname ve 4956 sayılı Yasa ile değiştirilen 1479 sayılı Yasanın geçici 18. maddesi yürürlükte değildir. Talep ve dava gününe göre 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi esas alınmalıdır. Davacının 27.01.1997-16.11.1999 tarihleri arasında Limited Şirketi ortağı olarak vergi kaydının olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. 1479 sayılı Yasanın 24. maddesine göre davacı Limited Şirket ortağı olarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılır ve tescilini yaptırmadığında Kurum tarafından resen tescilinin yapılması gerekir.
Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 47. maddesi ile değişik 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesine göre talep edilen döneme ait prim borçları hesaplatılarak davacıya ödemesi için süre verildikten sonra, borcu ödendiğinde davanın kabulü, ödenmediğinde reddi yoluna gidilmesi gerekirken bu prosedüre uyulmadan davanın kabulüne dair yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 04.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy