(506 S. K. m. 23, 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren ve bilahare ölen sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, iş kazası sonucu malul kalan sigortalıya maluliyet nedeniyle bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile vefatı ile hak sahiplerine bağlanan gelirin 506 sayılı Kanunun 23 ve 26. maddeleri uyarınca davalı işverenden rücuan tahsiline ilişkin olup mahkemece, sigortalının ölümünün iş kazasından kaynaklanmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sigortalının hak sahiplerine 23. madde uyarınca yapılan sosyal sigorta yardımları yönünden; sigortalının ölümünün iş kazasından kaynaklanmaması nedeniyle Kurumca 26. madde uyarınca rücuan tahsilinin mümkün olmadığından bahisle talebin reddine karar verilmesi doğrudur.
Sigortalıya bağlanan gelirin, ölümü ile fiili ödemeye isabet eden miktarı yönünden; Kurumca bağlanan gelir; sigortalıya iş kazası sonucu bağlanan gelir olup sigortalı ölmekle Kurum alacağı fiili ödemeye dönüştüğünden 506 sayılı Kanun 26. madde uyarınca sorumlulardan tahsili mümkün olup fiili ödeme miktarı Kurumdan sorulup saptanmalı, alınacak kusur ve sigortalının dış tavanını ( gerçek zarar ) belirleyecek hesap raporu uyarınca; ölüm tarihi itibariyle fiili ödeme tutarı tavanın altında kaldığı takdirde kusur oranlarına göre aynen, fiili ödemenin tavanı aştığı anlaşıldığı takdirde ise tavan miktarıyla sınırlı biçimde tahsile karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy