(506 S. K. m. 99) (818 S. K. m. 126, 133/5, 135)
İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar Avukatlarınca istenilmesi ve davacı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.12.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Av. Turabi Tural ile karşı taraf adına Av. Tülin Şencan geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacının 14.9.1996 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitiyle, anılan kaza nedeniyle Kuruma başvurduğu tarihten itibaren sürekli işgöremezlik geliri bağlanması gereği, Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 2002/38 E., 2002/1231 K. sayılı kararının, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2003 tarihli düzelterek onama ilamıyla kesinlik kazandığı ve 14.9.1996-17.01.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin birikmiş gelirinin, 17.01.2004 tarihinde banka hesabına havale edilmesine karşın, ödeme öncesinde başvuruda bulunulduğu halde, birikmiş gelir nedeniyle yasal faiz ödemesi yapılmamış; eldeki dava kapsamında, sigortalının geç ödemeden kaynaklanan yasal faize ilişkin alacağının hesabında ise, Borçlar Kanunu'nun 126/3. maddesindeki düzenlemeden hareketle, 20.4.1999 tarihinden önceki döneme ilişkin faiz alacaklarının, beş yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmiş olması ve yöntemince zamanaşımı defi ileri sürülmüş olması nedeniyle istenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Sigortalının geçici olarak Moskova'da çalıştırıldığı sırada geçirdi kazanın, davalı Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edilmemesi nedeniyle, idari inceleme süreci sonrası konu yargıya intikal etmiş ve gelir bağlanması gereği yukarıda belirtilen mahkeme kararıyla ortaya çıkmıştır. Davacının anılan karar öncesinde hak kazandığı bir alacak bulunmadığından, Borçlar Kanunu'nun 133/2 ve 135. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin kesilmesi hükümleri yanında; davacının olaydan kısa süre sonra Kurum'a başvuru yaptığı ve süreç içerisinde istemini yinelediği yönü gözetildiğinde, 506 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca süresinde istem konusu yapılmış bir alacak bulunduğu ve bu başvuruya dayalı alacağın ise, mahkeme hükmüyle Kurum yönünden bağlayıcı bir hal almış olması karşısında, anılan nedenlerle zamanaşımından söz edilemeyeceği yönü gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 400,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıya, yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy