(1086 S. K. m. 237) (3201 S. K. m. 3, 6)
Dava 3201 sayılı Kanun uyarınca yapılan borçlanmanın geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, Kurum tarafından davacı aleyhine açılıp, temyiz edilmeksizin kesinleşen istirdada ilişkin karar olmasına karşın,
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 3201 sayılı Yasa uyarınca yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; 3201 sayılı Kanun uyarınca yapılan borçlanmanın geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, 21.09.1994 günlü dilekçesi ile 03.09.1994 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığını beyan ederek 20.05.1969 - 31.05.1994 tarihleri arasında Almanya'da gerçekleşen hizmetlerini borçlandıktan sonra 13.10.1994 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 30.06.1994 tarihine kadar Almanya'da fiilen çalıştığının ve 01.07.1994 - 04.05.1995 tarihleri arasında hastalık ve işsizlik yardımı aldığının anlaşılması üzerine borçlanması ve bağlanış tarihi itibariyle yaşlılık aylığı iptal edilen davacıya 01.11.1994 - 21.07.1997 tarihleri arasında fuzulen ödenen yaşlılık aylıklarının istirdadı için Kurum tarafından davacı aleyhine açılıp temyiz edilmeksizin kesinleşen İstanbul 2. İş Mahkemesinin 11.02.1998 gün ve 724/156 sayılı kararında, "3201 sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanmanın iptali işleminin doğru olduğu kanaat ve neticesine varılmıştır." gerekçesiyle istirdada karar verilmiş olması karşısında HGK'nın konu ile ilgili 05.02.2003 gün ve 2003/30-57 sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237. maddesi uyarınca kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde borçlanmanın geçerliliğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy