(2926 S. K. m. 23, Ek m. 3) (1479 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, murisi Seladdin Kaçkaçmazın 01.11.1994 ilk prim gününden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile vefat sebebiyle hak sahiplerine 01.10.2000 gününden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün; davacının murisi Seladdin Kaçmazın 01.12.1994 gününden vefat ettiği 15.09.2000 tarihleri arasında 2926 s. Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ait bölümünün ONANMASINA,
2- Davalı Bağ-Kur vekilinin, hükmün; 01.10.2000 gününden geçerli olmak üzere ölüm aylığına hak kazanıldığının tespitine ait temyiz incelenmesine gelince;
Tahsis talep tarihi itibariyle 2926 s. Kanunun ölüm sigortasından aylık bağlama şartları başlıklı 23. maddesinin 02.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 s. Kanunun 56. maddesiyle iptal edilmiş, aynı kanunun 54. maddesiyle 2926 s. Kanuna eklenen Ek 3. madde ile 1479 s. Kanunun bazı maddelerinin 2926 s. Kanuna tabi sigortalılar hakkında da uygulanacağının öngörülmüş olması karşısında 1479 s. Kanunun 41. maddesinde ölüm aylığından yararlanabilmek için; sigortalının hak sahiplerinin yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerektiğinin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, ölüm aylığı koşullarının oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy