(6183 S. K. m. 58, 102, 103)
Dava: Davacı, 1989-1994 döneminde tasarruf kesintisi borçlarının bulunmadığını ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davada; davacı idarenin 1989-1994 tarihleri arasındaki tasarrufu teşvik kesintilerini davalı Kuruma ödediği aynı zamanda tahsil zamanaşımı süresi geçtiği halde aleyhine başlatılan 6183 sayılı Yasaya tabi takip nedeniyle gönderilen 21.09.2000 gün ve 2000/1681 takip numaralı ödeme emrinin iptali istenmektedir.
Mahkemece, dava konusu borcun dava açıldıktan sonra ödendiği anlaşıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının temyizine gelince; davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı Yasanın 58. maddesi ile ödeme emrine karşı, böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı nedenle 7 gün içinde dava açılabileceği öngörülmüştür.
6183 sayılı Yasanın 102. maddesi hükmü ile ...takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl olan tahsil zamanaşımının, aynı Yasanın 103/4. maddesinde, zamanaşımını kesen nedenler arasında gösterilen ödeme emri tebliği tarihinin 22.09.2000 olduğu dikkate alındığında, Yasanın aradığı 5 yıllık sürenin dolmuş olduğunun anlaşılmış olması karşısında, davacının zamanaşımı iddiasının kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy