(1479 S. K. m. 63) (2918 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücu an ödetilmesini istemiştir.Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı avukatı ve davalılardan D. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E.P.A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı kurum ile davalılardan D'nin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, 26.11.1999 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine davacı kurumca bağlanan aylığın ilk peşin değeri ile cenaze giderinin; davalılar E. ile İ'den kusurlu sürücüler olarak, diğer davalılar şirket ile D'den ise kazaya karışan bu araçların işleteni sıfatıyla rücuan tahsili istemine ilişkindir.
1479 Sayılı Kanunun 63. maddesinin 3396 Sayılı Kanunla değiştirilen 2. fıkrasında yer alan ".. araç maliklerine..." ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 27.03.2000 tarihi ve 2000/343 Esas 2002/41 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi karşısında; araç malikinin anılan madde kapsamında kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan yasanın öngördüğü "diğer sorumlular" kavramı kapsamında, 2918 Sayılı Kanunun 3. maddesi hükmünde ifadesini bulan tanım çerçevesinde işleten sıfatını haiz bulunması, bir başka anlatımla; trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyet ile aracı, tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına işleten olması halinde mümkündür.
Somut olayda; hükme dayanak kılınan kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücülerden 1. 6/8, E. 2/8 oranında kusurlu bulunmuştur.Dosya içeriğinde, kusurlu sürücülerden İ'nin kullandığı XX XX XXX plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı D. adına kayıtlı bulunduğuna ilişkin olarak Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı mevcutsa da, davalı D'nin söz konusu aracı kaza tarihinden önce 04.12.1998 tarihinde noterde düzenlenen satış sözleşmesiyle İ'ye satıp devrettiğini belirterek buna ilişkin belge ve kayıtları temyiz dilekçesi ekinde sunması karşısında; bu konu üzerinde gereğince durularak sonucuna göre bu olgunun sübutu halinde; artık davalının kaza tarihi itibariyle malik konumundan kaynaklanan işleten sıfatının varlığından söz edilemeyecektir.
Yine; diğer sürücü E'nin kullandığı XX XX XXX plakalı aracın kaza tarihinde trafik sicilinde kayıtlı malikinin davalı S. Kimya Nakliyat Ltd. Şti. olması karşısında adı geçen davalının kaza tarihi itibariyle işleten sıfatını taşıyıp taşımadığı hususu, aracın ne suretle sürücü E'nin idaresinde bulunduğu, kullanımın hukuki niteliği ve süresi, aracın kullanılmasından doğan ekonomik ve manevi yararın kimin üzerinde gerçekleştiği, aracın gider ve rizikoları ile donanım-bakım ve işletme giderlerinin vergilerinin hangi tarafça üstlenildiği konulan üzerinde etraflıca durulmak suretiyle araştırılıp irdelenmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi; kabule göre de davada teselsül hükümlerine dayanılmasına rağmen bu çerçevede hüküm kurulmaması ve davalılardan D'nin adının gerekçeli kararın başlık kısmında hatalı yazımı usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı kurum ile davalılardan D'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy