(818 S. K. m. 63)
Davacı, 5.691.889.212.- lira fuzuli ödemenin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacı Kurumca ölü babasından dolayı davalıya bağlanan ölüm aylığının, Kurum sigortalısı olarak çalışmaya başlaması nedeniyle iptali üzerine 21.11.1992 - 19.08.2002 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar tutarının geri alınması istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan Borçlar Kanunu'nun 63. maddesine göre; sebepsiz zenginleşen kişinin iyi niyetli olduğunun kabulü asıl olup, geri verme borcu ile yükümlü tutulabilmesi için kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gereklidir. Dosya içeriğinden, 05.08.1993 tarihinde düzenlenen beyan ve taahhüt belgesinde davalının, 17979701 sicil numarası ile 01.02.1988 tarihinde Kurum sigortalısı olarak çalışmaya başladığını belirttiği, Kurumu yanıltıcı söz veya davranışta bulunmadığı, esasen bu olgunun taraflar arasında uyuşmazlık konusu yapılmadığı, dolayısıyla davalının kötü niyetli olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Kaldı ki, kötü niyet iddiası Kurum tarafından öne sürülmüş ve kanıtlanmış da değildir.
Öte yandan, birçok Yargıtay Kararında da belirtildiği gibi; iyi niyetle zenginleşen kimse, zenginleşmenin geri verilmesinden dolayı; zenginleşme hiç olmasaydı bulunacağı durumdan daha kötü duruma düşürülemez.
Söz konusu yanlışlığın; özlük dosyası elinde bulunan Kurumun gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklandığı ve davalıya bu nedenle yersiz aylık ödendiği anlaşılmış olması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu istemin kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalıya geri verilmesine, 14.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy