(2918 S. K. m. 98, 99, 108, 109)
Dava: Trafik iş kazası sonucu sürekli işgörmezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, Ray Sigorta AŞ. ve Süleyman Çetinkaya tarafından istenilmesi ve davalı Süleyman Çetinkaya Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.05.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı Süleyman Çetinkaya adına Av. Mutlu Çakan ile Belediye Başkanlığı adına Av. Zeynep Aydın ile karşı taraf adına Av. Y. Geylani geldiler. Diğer davalılar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait, davalılardan Süleyman Çetinkaya yönetimindeki yol yıkama ve sulama aracında görevli olup, sulama işini araç arkasındaki vana ve hortumlar aracılığıyla yapmakta olan sigortalıya, Yaşar Daşeren yönetimindeki aracın çarpması sonucu gerçekleşen trafik iş kazası olayı nedeniyle hazırlık soruşturması veya olaya ilişkin kamu davası açılıp açılmadığı araştırılarak, varlığının tespiti halinde getirtilerek cezai koğuşturma sürecinde elde edilen kanıtlar ve belirlenen olguların da dikkate alınması suretiyle, sigortalı tarafından işveren Belediye hakkında açılarak sonuçlandırılmış olan tazminat davasında kusur atfedilmediği halde, eldeki dava sürecinde alınarak karara dayanak kılınan ve Süleyman Çetinkaya'ya %5 kusur oranı yükleyen rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi, Süleyman Çetinkaya'nın olaya etkili kusurlu eylemi ve ihlal ettiği kuralların somut olayın özellikleri irdelenmek suretiyle tespiti gereği üzerinde durulmaksızın, kusur incelemesine ilişkin yetersiz raporla sonuca varılmış olması,
2- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." Düzenlemesi yer almakta olup, dava dilekçesinin tebliği üzerine yasal yönteme uygun şekilde zamanaşımı def'i ileri süren Süleyman Çetinkaya yönünden, 08.8.1997 ödeme tarihli geçici işgörmezlik ödeneği ödemeleri ile 13.5.1997 tarihli hastane masrafları yönünden, failin öğrenildiği tarih araştırılmak suretiyle ve 05.8.2002 olan dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçip geçmediği yönünde inceleme yapılmamış olması,
3- Yaşar Daşeren yönetimindeki araç plakasının dava dilekçesi ve sigorta müfettişi raporunda 34 CAD 98 olarak bildirilmiştir. Yargısal incelemeye esas oluşturacak okunaklı bir örneği dosya içeriğine katılmamış olmakla birlikte, trafik kazası tespit tutanağının mevcut hali ile Anadolu Anonim Türk Sigorta Şti. tarafından sunulan poliçe örneğindeki bilgiler ışığında, anılan aracın 34 CAA 98 plakalı, Nuh Çimento'ya ait 1992 model Dodge marka araç olduğu ve 310005-0399657967 numaralı poliçeyle bu şirkete sigortalı olduğu yönündeki bilgi ve iddialar üzerinde durulmaksızın, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin bulunmadığından bahisle Anadolu Sigorta Şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi,
4- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98, 99 ve 108. maddeleri ile Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği'nin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde bir başvurunun varlığına karşın gerekli ödemenin yapılmaması halinde, sigorta şirketinin anılan düzenlemede öngörülen 8 işgünlük yasal sürenin sonunda temerrüde düşeceği, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvurulması ya da hiç müracaatın bulunmaması halinde ise sigorta şirketinin temerrüdü söz konusu olmayacağından, faiz başlangıcının icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul edilmesi yasal gereği gözetilmeksizin, dava öncesinde ödeme ihtarnamesi tebliğ edilip edilmediği konusunda yapılacak araştırmadan elde edilecek bilgi ve yukarıda belirtilen ilke ışığında faiz sorumluluğunun belirlenmesi gereği gözetilmeksizin, davalı Ray Sigorta A.Ş.'nin gelir bağlama kararının onay tarihiyle, harcama ve ödemelerin sarf tediye tarihinden itibaren faizle sorumluluğuna hükmedilmiş olması,
5- Sunulan zeyilname uyarınca Ray Sigorta A.Ş.'nin sorumluluk sınırının hükümde belirtilen miktarın üzerine çıkıp çıkmadığı, poliçede her bir zarar kalemi yönünden öngörülen güvence miktarlarına hükmedilmesi ve sigorta şirketinin asıl alacak miktarı yönünden poliçe limitiyle sınırlı sorumluluğunun yargılama harcama ve giderleri yönünden de geçerli olması gerektiğinin gözetilmemiş olması,
6- Sigortalı tarafından İstanbul 1. İş Mahkemesi'nde açılan davanın yargılaması sonucunda verilen 1999/819 E., 2002/1028 K. sayılı karara dayanak 28.7.2002 tarihli gerçek zarar tavan hesabı raporunda, iş kazası sonucu sürekli işgörmezlik durumuna giren sigortalının gerçek zarar tavan değeri belirlenip, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve eldeki dava yönünden de halefiyet ilkesi uyarınca bağlayıcılık kazandığı halde; sigortalının ilk davada karşılanmayan zararının tazmini amacıyla açtığı İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2002/2094 E., 2003/1028 K. sayılı ek tazminat davası sürecinde, ilk davada hükmedilen ve Kurumca bağlanan gelirler karşısında karşılanmamış zararının bulunup bulunmadığının denetlenmesine yönelik olarak ve sigortalının kazancındaki değişiklikleri de gözeterek düzenlenen daha düşük tavan tespitini içerir raporunun, ek davadaki istem yönünden karşılaştırma amacına yönelik olarak düzenlendiği ve eldeki dava yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı yönü gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, davacı Avukatı yararına takdir edilen 400,00.YTL duruşma avukatlık parasının davalılardan Süleyman Çetinkaya ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına, davalılardan Süleyman Çetinkaya ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Avukatı yararına takdir edilen 400,00.YTL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy