(4721 S. K. m. 1) (1479 S. K. m. 41, 57)
Dava: Davacı, müteveffa eşi R. Çıraklı'dan dolayı davalı Kurumdan ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Kanunun Ölüm aylığından yararlanma koşulları başlığını taşıyan 41. maddesinde yer alan üç tam yıl ibaresi, 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile beş tam yıl olarak değiştirilmiş, anılan Kararname Anayasa Mahkemesi'nin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilerek 08.08.2001 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış ve bu tarihe kadar yasal düzenleme yapılmamıştır. Her ne kadar 02.08.2003 tarihinde yayımlanan 4956 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 1479 sayılı Kanunun 41. maddesindeki süre yeniden beş tam yıl prim ödeme koşulu olarak düzenlenmiş ve aynı Kanunun 57/6. maddesi ile bu düzenlemenin 08.08.2001 tarihinden itibaren yürürlükte olacağı belirtilmiş ise de; bu yürürlük maddesi de Anayasa Mahkemesi'nin 24.06.2004 gün ve 2004/18-89 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve böylelikle 08.08.2001 - 02.08.2003 dönemi yönünden yasal boşluk oluşmuştur. Bilindiği gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun l/2. maddesinde Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir hükmü yer almaktadır. Sözü edilen yasal boşluğun hakim tarafından kendiliğinden doldurulması ve bu yönde uygulama yapılırken de lehe olan hükmün esas alınması gerektiği ortadadır.
İnceleme konusu davada ise uyuşmazlık, 06.08.2001 tarihinde ölen sigortalı yönünden hangi sürenin uygulanacağı noktasında toplanmaktadır. Hakkı doğuran ölüm olayı 08.08.2001 tarihinden önce meydana geldiğinden Türk Medeni Kanununu 1/2. maddesi göz önünde bulundurularak üç tam yılın esas alınması ve 4 yıl 7 ay 13 günlük prim ödeme süresi bulunduğu çekişmesiz olan sigortalının eşi tarafından açılan davanın kabulü yönünde hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy