(2926 S. K. m. 37, 17, Geç. m. 7) (1479 S. K. Geç. m. 10)
Davacı, 01.01.1987-13.07.2004 tarihleri arasındaki Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi çalışmaları ile çakışmayan sürelerde 2926 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur tarım sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava hukuki nitelikçe, davacının 01.01.1987 ile 09.06.2004 tarihleri arasındaki 2926 sayılı Kanuna tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 01.01.1996-30.06.1996 dönemindeki 180 günlük Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi zorunlu sigortalılık süresi dışında geçerliliği ile, davacıya 09.06.2004 günlü tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren Bağ-Kur'ca 2926 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacının 09.06.2004 günlü tahsis talep tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanunun yaşlılık aylığından yararlanma koşullarını düzenleyen 17. maddesi ile geçici 7. maddesi 4956 sayılı Kanunun 02.08.2003 tarihinden başlayarak yürürlüğe giren 56/d maddesiyle yürürlükten kaldırılarak aynı yasanın yine aynı tarihte yürürlüğe giren 54. maddesiyle 2926 sayılı Kanuna eklenen ek 3. maddesi hükmüyle de 1479 sayılı Kanunun bazı maddelerinin bu bağlamda tam ya da kısmi yaşlılık aylığına ilişkin tahsis koşularını düzenleyen ilgili maddelerinin (1479 sayılı Kanunun 35. ve geçici 10. maddesinin, 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılar hakkında da uygulanacağı öngörülmüştür.
01.06.1948 doğumlu olan davacının 01.01.1987 ile 09.06.2004 tarihleri arasında (01.01.1996-30.06.1996 dönemindeki 180 günlük hizmet süresi Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olmak üzere) 2926 sayılı Kanun kapsamında 15 tam yıldan fazla prim ödeme süresi mevcut olduğu gibi davacı 09.06.2004 günlü yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi itibariyle de Kuruma olan prim ve her türlü borcunu da ödemiş bulunmaktadır.
Hal böyle olunca da, 1479 sayılı Kanunun geçici 10. maddesi hükmü kapsamında; 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı (01.10.1999) itibariyle 15 tam yıl prim ödeme süresi ile 55 yaşını doldurma koşulunu yerine getirme bakımından 2 tam yıldan fazla 4 tam yıldan az süresi bulunan davacı için kısmi yaşlılık aylığı tahsis koşulları; aynı maddenin 3. fıkrasının (a) bendinde öngörüldüğü üzere 15 tam yıl prim ödeme ile erkek sigortalılarda 56 yaşını ikmal etmiş bulunma olup, 09.06.2004 günlü tahsis talep tarihi itibariyle 15 tam yıldan fazla prim ödeme süresi olan ve 56 yaşını ikmal etmiş bulunan davacı sigortalıya; aynı Yasanın 37. maddesine göre, tahsis talebini takip eden aybaşından (01.07.2004 tarihinden) başlayarak Bağ-Kurca kısmi yaşlılık aylığı bağlanmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile ve kabule göre de, davacının 01.01.1987 tarihinde başlayan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiği tarihin 09.06.2004 yerine taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde 13.07.2004 tarihi olarak alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının silinerek yerine;
1- Davacının 01.01.1987 ile 09.06.2004 tarihleri arasında Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi 01.01.1996-30.06.1996 tarihleri arasındaki 180 günlük zorunlu sigortalılık süresi dışında geri kalan sürede 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,
2- Davacıya 09.06.2004 günlü tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.07.2004 tarihinden itibaren davacı Bağ-Kur'ca yaşlılık aylığı bağlanmasına,
3- Davalı Kurum harçtan bağışık olduğundan karar harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istemi halinde davacıya iadesine,
4- Hüküm tarihi itibariyle uygulanmakta olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 300.000.000.-lira avukatlık ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan 16.000.000.-lira yargılama giderinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine cümlelerinin yazılmasına, gerekçenin de bu esasa göre düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy