(1479 S. K. m. 28, 29) (1086 S. K. m. 432)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 29.04.2002 tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E.P. Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Davacı vekilinin 12.1.2005 tarihli temyiz dilekçesine ekli ve vekilin temyiz süresini de içerir şekilde, 24.12.2004 tarihinden itibaren 20 gün süre ile yatak istirahatinin uygun olduğunu belirtir, diploma ve ihtisas numaralarını taşıyan ilgili doktor imzalı sağlık raporunun varlığı karşısında, mahkemenin davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair 1.2.2005 günlü kararının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereği BOZULMASINA,
2- Davacının temyizine gelince;
Dava, 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı davacıya, 29.4.2002 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması istemine dair olup, mahkemece; davacının genetik olan ve zaman içinde artan hastalığının Bağ-Kur'a giriş tarihinden önce başladığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamından, tescil tarihinde (20.4.1982) gözündeki rahatsızlığın derecesini belirtir bir sağlık raporu elde etmenin mümkün olmadığı, genetik olan gece körlüğü (tavuk karası) hastalığının doğumdan itibaren uzun yıllar sonucu oluştuğu, yıllar içinde tuhafiye, pastane, kafeterya ve parfümeri işi dolayısıyla vergi kayıtlarının bulunduğu anlaşılan davacının 1479 sayılı Yasanın 28/2. maddesinde belirtildiği şekilde sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık veya arızasının bulunduğu tespit edilememiştir. Aksine, 25.4.2002 tarihli Amasya Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu raporuna göre tam kör, %100 malul bulunan davacının 28/1. madde anlamında maluliyetinin oluştuğu kabul edilmelidir. Ancak, 1479 sayılı Yasanın 29. maddesi gereğince, davacının en az 5 tam yıl sigorta primi ödemiş olup olmadığı, tahsis talep tarihi itibariyle prim ve her türlü borçlarını ödemiş olma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yöntemince araştırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar vermek usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2005 gününde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy