(506 S. K. m. 25, 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı Sosyal Sigortalar Kurumunun yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, 13.8.1998'de meydana gelen iş kazasında sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalı Sami Yakışır'a bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile yapılan diğer sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince rücuen ödetilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş kazasına uğrayan sigortalının sürekli işgöremezlik oranının %42'den %13.1'e düştüğünün anlaşılması karşısında, Kurumun talep edebileceği rücu alacağının dış ve iç tavanlarını belirlemede bu olgu gözetilmeli, dış tavanın belirlenmesinde, tazminat davasında hükme dayanak yapılan 8.4.2003 günlü hesap raporundaki doneler aynen esas alınarak ve bunlara rapor tarihini takip eden aybaşından itibaren 506 sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince %13.1 sürekli işgöremezlik oranı uyarlanmalıdır.
Yapılacak incelemede, sürekli işgöremezlik oranında oluşan değişimin Kurumun bağlamış olduğu dava konusu peşin değerli gelirler üzerinde oluşturduğu etkinin de Kurumdan sorularak belirlenmesi gereklidir. Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy