(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, 04.10.2000 tarihine kadar devam eden sigortalılığı nazara alınarak SSK sigortalısı olarak emeklilik hakkının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N.Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı limited şirket ortaklığı nedeniyle 05.11.1984 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescili yapılmış ve bu kayda esas olan E. Müşavirlik Müteahhitlik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki kurucu ortaklığı 05.11.1984 tarihinde başlamış ve 02.12.1998 tarihine kadar devam etmiş, yine davacının E. Teknik Sondaj ve Tic. A.Ş.' de kurucu ortak olduğu ve ortaklığının 01.10.1986 tarihinde başladığı ve 21.06.2004 tarihli hazirun cetvelinden ortaklığının halen devam ettiği, E. Müşavirlik Mühendislik A.Ş.'de ise 14.04.1986'da hisse satın almak suretiyle şirket ortağı olmuş ve 21.06.2004 tarihle toplantıda ortaklığının halen devam ettiği, bu şirketlerdeki ortaklığı devam ederken 01.10.1985 tarihli işe giriş bildirgesi ile E. Müşavirlik Mühendislik A.Ş.'ne ait işyerinde 28.02.1994 tarihine kadar zorunlu SSK sigortalısı olarak sürekli çalışmış ve primleri ödenmiştir. Yine aynı işyerinden 03.11.1 994 tarihinden 31.07.2002 tarihine kadar sürekli çalışmaları bildirilmiştir.
Limited şirket ortağının şirket ortaklığından kaynaklanan ve vekalet akdi ilişkisine dayanan çalışmalarının, keza A.Ş. kurucu ortaklığına dayalı çalışmalarının 1479 Sayılı Kanunun 24. maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı olarak kabul edilmesi yasanın buyurucu nitelikteki kuralının gereğidir. Bir kimsenin şirket ortaklığına ilişkin işleri görmekten dolayı SSK sigortalısı olması da 506 Sayılı Yasanın 3fI/F bendi gereğince mümkün değildir.
Burada geçerli bir SSK sigortalılığı olmadığı dikkate alınarak baskın çalışmadan da söz edilemeyeceği gerçeği karşısında mahkemenin aksi görüşle aslında geçersiz bulunan SSK sigortalılığına öncelik tanıyarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy