(506 S. K. m. 66)
Dava: Davacı, murisi Seyitali K.'nin askerlik borçlanması yaptığı takdirde, ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davacıya murisinin askerlik borçlanmasına ilişkin prim borcunu ödediği 30.01.1996 tarihini takip eden aybaşından 01.02.1996 tarihi itibariyle ölüm sigortasından aylık bağlanması gerektiğine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; 09.02.1994 tarihinde vefat eden sigortalı Seyitali K.'nin eşi olan davacıya ölüm aylığı bağlanması talebine ilişkin olup; davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 66. maddesidir. Anılan madde de; toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödemiş durumda olan ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanacağı hükmü öngörülmüştü. Ne var ki; yasadaki "veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün" ifadesi Anayasa Mahkemesinin 06.01.2005 tarih 2001/479 Sayılı kararı ile iptal edilmiş, ayrıca iptal hükmünün kararın resmi gazete de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl sonra yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün bir yıl sonra yürürlüğe gireceği gözetildiğinde anılan bendin tamamı yönünden ölüm aylığı bağlama koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerekecektir.
Somut olayda; murisin 01.04.1977 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı, 30.12.1992 tarihine kadar aralıklı olarak hizmet akdi ile çalıştığı, vefat ettiği 09.02.1994 tarihine kadar çalışması karşılığında 495 gün prim ödemesinin bulunduğu, ayrıca 15.03.1978-20.11.1979 tarihleri arasındaki 600 günlük askerlik süresinin borçlanıldığı, askerlik borçlanması dahil toplam 1095 gün prim ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. 506 Sayılı Yasanın 66/c bendinde öngörülen 1800 gün prim ödeme şartı oluşmamaktadır. Yine, "en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödemiş" olma koşulunun da oluşmadığı anlaşılmaktadır. Murisin 1988 yılında 30 gün, 1990 yılında 10 gün, 1992 yılında 23 gün prim ödemesinin bulunduğu, sigortalılık süresi içinde ortalama her yıl için 180 gün prim ödeme koşulunun da oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy