(506 S. K. m. 34, 53, 109)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile maluliyet sigorta yardımlarından yararlandırılmasına ve kesilen maluliyet aylığının 01.03.2003 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 506 sayılı Kanunun 53/a maddesi gereğince çalışma gücünü 2/3 nispetinde yitirdiği için, 01.08.1998 tarihinde maluliyet aylığı bağlandığını, kontrol muayenesi sonucu maluliyet durumunun ortadan kalktığını söyleyerek davalı Kurumun 01.03.2003 tarihinde aylığını kestiğini, kesilen maluliyet aylığının 01.03.2003 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, davacının çalışma gücünü 2/3 nispetinde yitirmediğini gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir. Ancak, mahkemenin red kararı yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamıştır. Zira, 506 sayılı Kanunun 53/b maddesine göre, çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirmiş durumda sayılmayanlardan 34. madde gereğince yapılan tedavi sonunda, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlarda çalışabilir durumda olmadığı tespit edilen sigortalılara da malulen yaşlılık aylığı bağlanabileceği söylendiği halde, mahkemece bu konuda hiç bir araştırma yapılmamıştır. Davacının gerçekten çalışamaz durumda bulunup bulunmadığı, tıbbi rehabilitasyona tabi tutularak 506 sayılı Kanunun 34. maddesi gereğince yapılan tedavi sonunda, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri de göz önüne alınarak; düzenlenecek raporla saptanmalıdır. Bu rapora karşı itiraz halinde aynı Kanunun 109. maddesindeki prosedür işletilerek ve önceden alınan bütün raporlar irdelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz tahkikatla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy