(506 S. K. m. 79)
Davacı, (hariçten kişiler çalıştırmaksızın) köy kalkınma, kooperatifi ortaklarınca bizzat ve bedenen çalışarak ifa edilen işle ilgili yasalara aykırı olarak Kurumca tahakkuk ettirilen prim tahsiline ilişkin kararın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı kooperatif, orman idaresinden vahidi fiyatla alınan işte çalışan kişilerin kendi üyeleri olduğundan bahisle, Kurumun resen prim tahakkukuna ilişkin işleminin iptalini talep etmiş, mahkemece; işin hizmet akdi ile yapıldığının kabulüyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, Çukurabanoz Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nce, dava dışı orman idaresinden tahsisli iş alınmıştır. Yapılan işin kapsamı; dikili kesim, emval olarak ayırma ve sürütme işi olup, iş eser ortaya çıkarmak için bütün olarak kooperatife verilmiş olup, yapılan iş karşılığında dava dışı Orman Genel Müdürlüğü'nce davacı kooperatif adına 14.140.000.000 TL. bedelli fatura düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı kooperatif tarafından yapılan işin bir kısmının davacı kooperatif ortaklarınca yapıldığı ve davacı kooperatifin kendi üyelerinin de bizzat çalıştığı, kooperatife üye olmayan çalışanların ise sigorta bildiriminin yöntemince yapıldığı hususu çekişmesizdir. Uyuşmazlık Kurumca prim tahakkukuna esas orman işinde çalışmakla birlikte, Kuruma sigortalı olarak bildirilmeyen kişilerin, kooperatifin ortakları olduğu, o nedenle de bu çalışmanın, istisna akdine mi yoksa üyesi oldukları kooperatifle vaki hizmet akdine mi dayalı olduğu noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki yapılan iş kooperatifle Orman İdaresi arasında olduğu gibi kooperatifle üyeleri arasında da yürütülen çalışma usul ve esasları da birim fiyat esasına dayalı bulunduğu açıktır. Zira, kooperatif tarafından da ortaklarına bu iş dolayısıyla birim fiyat üzerinden yapılan hesaplamalara göre ödeme yapıldığı, diğer bir anlatımla; davacı kooperatif ile ortakları arasındaki ilişkinin hizmet akdi değil, istisna akdine dayalı olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Kaldı ki aksine düşünce, esasen bu tür kooperatiflerin varlık nedeniyle de bağdaştırılamaz. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Üye M. Zafer Erdoğan'ın muhalefetine karşı; Başkan Coşkun Erbaş, Üye Sami Koçak, Üye Süleyman Caner ve Üye Ali Göçen'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 29.12.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Uyuşmazlığın temelinde iki ayrı olgu mevcuttur. Davalı kurum, Orman İdaresinden tahsisli satışlar, ağaç kesim, ayırma ve sürütme işlerini alan davacı tarım kalkınma kooperatifinin eksik işçilik bildirdiğini ve ayrıca kooperatif üyesi olmayan Cevdet ve Mustafa adlı sigortalılar için toplam 40 gün eksik bildirim yapıldığını belirleyerek bu gerekçeyle davacı kooperatif hakkında eksik prim tahsili ile idari para cezası uygulaması işlemi yapmıştır.
Davacı Kooperatif işbu dava ile işin tahsisli iş olduğu ve dışardan işçi çalıştırılmadığına dayanarak Kurum işleminin iptalini istemiş, mahkeme ise Kurum işlemini yerinde görerek davanın reddine karar vermiştir.
Dairemiz çoğunluğu, davacı kooperatif ile ortakları arasındaki ilişkinin istisna sözleşmesine dayandığı ve bu sebeple davanın kabul edilmesi gerektiğine karar vererek hükmü bozmuştur.
İstisna sözleşmesinin konusu taraflar arasında anlaşmaya varılan bir şeyin veya eserin ücret karşılığı imali, meydana getirilmesidir. Hizmet sözleşmesinin konusu ise belli bir zaman diliminde işverenin emrine insan emeğinin tahsis edilmesidir.
Dava konusu olayda, davacı kooperatif, Orman İdaresinden ağaç kesim işini almış ve bunu üyeler ve dışardan temin ettiği kişiler vasıtasıyla gördürmüştür.
Kural olarak Orman İdareleri orman köylülerine iş ve gelir sağlamak üzere emval kesim işini vermekte ancak bunu köylülerin kuracakları köy kalkınma kooperatifleri eliyle sağlamaktadır. Kooperatifler de tahsis yoluyla aldırılan bu işi üyelerine yaptırarak onlara ücret ödemektedirler. Burada Kalkınma Kooperatifi üyeleri belli bir ücret karşılığı emek ve mesailerini kooperatife sundukları için hizmet akdinin varlığını kabul etmek gerekir.
Bu bakımdan, davacı kooperatif ile ortakları arasındaki ilişki istisna sözleşmesi değil hizmet sözleşmesidir. Kaldı ki Kurum müfettişinin tesbitine göre, bu iş yerinde çalıştığı belirlenen kooperatif ortağı olmayan iki sigortalı yönünden hizmet sözleşmesi daha açık şekilde mevcuttur.
Mahkemenin davacı ile çalışanlar arasındaki ilişkiyi hizmet akdi olarak tanımlaması ve Kurum işlemini yerinde bularak davayı reddetmiş olması isabetlidir.
Bu sebeple çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy