(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, Bağ-Kur Kanunu kapsamına alınması işleminin iptaline, Sosyal Sigortalar Kurumundan başvuru tarihi itibariyle emekli olmayı hak ettiğinin ve Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, ödenmesi gereken emekli aylıklarının hak ediliş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dava; 31.07.1997 tarihi itibariyle Limited Şirket ortağı olarak Malatya Ticaret ve Sanayi odası kaydından dolayı zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilen davacı, Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi çalışma başlangıcının 05.04.1965 olduğu, değişik dönemlerde zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak çalıştığı, 01.01.1990-30.12.2000 ve 01.08.2001-30.09.2003 tarihleri arasında 2925 sayılı kanuna tabi tarım sigortalısı olduğu, haksız olarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı yapıldığı iddiasıyla, Bağ-Kur Kanunu kapsamına alınması işleminin iptali, 24.10.2003 başvuru tarihi itibariyle Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti, ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren kanuni faizi ile ödenmesi istemine ilişkin olup; mahkemece, limited şirket ortaklığı ve vergi kaydı gereğince davacının 31.07.1997 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu, yaşlılık aylığı tahsisi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kendi nam ve hesabına bağımsız olarak çalışmak koşuluyla 1479 sayılı Kanunun 24. maddesine göre, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar anılan Kanuna göre sigortalı sayılırlar. Bu bağlamda vergi kaydı, meslek kuruluş kaydı, esnaf ve sanatkarlar sicili kaydı, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın karinelerini teşkil eder. Davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının karinesi 31.07.1997 tarihinde başlayıp devam eden Malatya Ticaret ve Sanayi Odası kaydı ile nakliyecilik işinden 22.10.1997 tarihinde başlayıp 14.05.1998 tarihinde sona eren ve Limited Şirket ortaklığından 31.07.1997 tarihinden beri devam eden Vergi Dairesi Müdürlüğünde bulunan vergi kaydı var ise de; davacının ortağı olduğu Limited Şirketin hiç faaliyeti olmadığından vergi kaydının 31.12.1999 tarihinde silinmesi de gözetilerek, davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının olmadığı iddiası, giderek oda ve vergi kayıtlarının ortaya koyduğu karinenin aksinin ispatının mümkün olması karşısında; öncelikle bu hususla ilgili meslek kuruluşları ve vergi dairelerinden davacı ve Limited Şirkete ait tüm kayıt ve belgeler celbedilerek, tarafların gösterecekleri tüm deliller de toplandıktan sonra, davacının 31.07.1997 tarihinden başlayarak kendi nam ve hesabına çalışmasının bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp, irdelenmelidir. Sonuçta, davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının olmadığı tespit edilirse, Bağ-Kur sigortalısı olamayacağı kabul edilerek, Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi yaşlılık aylığı tahsisi koşulları irdelenip sonucuna göre, davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının olduğu tespit edilirse, önceki hüküm gibi karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan yetersiz delillere dayanılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy