(2926 S. K. m. 47) (818 S. K. m. 43, 44) (HGK 18.03.1998 T. 1998/10-183 E. 1998/233 K.)
Dava: Davacı, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan Ayşe Ö. avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Özlem H. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, trafik kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 2926 sayılı Kanunun 47 maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen tahsiline ilişkin olup, mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; davalıların murisi ve aynı olayda ölen kusurlu araç sürücüsü Ahmet Ö.'nun tam kusurlu davranışıyla sebep olduğu kazada, kendisiyle birlikte otomobilde bulunan Bağ Kur sigortalısı Ramazan T.'ın da vefat etmesine dayalı olarak, davacı Kurumca hak sahiplerine yapılan masraf, yardım ve bağlanan peşin değerli gelirlerin davalılardan rücuan tazmini istenmekte olup, davalıların murisinin kullandığı ve maliki olduğu özel araçta seyahat eden Bağ Kur sigortalısının taşınması nedeniyle davalıların murisince herhangi bir kazanım (menfaat) elde edilip edilmediği diğer bir anlatımla eylemin Hatır Taşımacılığı kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılarak, mahkemece olayda hatır taşımacılığı bulunduğu sonucuna varıldığı takdirde Borçlar Kanununun 43 ve 44 maddeleri uyarınca Hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı konusunun tartışmasız bırakılmış olması isabetsizdir.
Öte yandan, trafik kazası sonucu ölen tarım Bağ Kur sigortalısının hak sahiplerine bağlanan aylıklarda oluşan artışların, 2926 Sayılı Yasa'nın 47. maddesine dayanılarak rücuan tazmini yoluna gidilemeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.03.1998 Tarih, 183 Esas, 233 Karar sayılı ilamı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında açıkça belirlenmiş olup, aylıklardaki artışlara yönelik istemin; hükmü temyiz etmeyen davalılar nedeniyle davacı Kurum yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilerek reddine karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Ayşe Ö.'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy