(6183 S. K. m. 55) (506 S. K. m. 80)
Dava: Davacı, davalı Kurum tarafından gayrimenkulleri üzerine konulan haczin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, Hamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Müdürü olduğu M. Ltd. Şirketinin prim borçları nedeniyle, taşınmazları üzerine haciz konulan davacıya, borç nedeniyle cebren tahsile geçilmeden önce, 6183 sayılı Kanunun 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödeme emrinin tebliğ edilmesi yasal zorunluluğuna karşın; davacı adına yasal yönteme uygun olarak düzenlenmiş ödeme emri çıkarılmadan, taşınmazları üzerine haciz uygulanmasının yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle, davacının taşınmazları üzerindeki haciz şerhlerinin iptaline ilişkin mahkeme hükmü usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Davacının, takip konusu borcun taksitle ödenmesi konusunda başvuruda bulunup, başvuru doğrultusunda oluşturulan plana dayalı kısmi ödeme yaptıktan sonra, taksitlendirme işleminin iptaliyle, ödemelerin de yasal faiziyle istirdadı istemiyle açtığı dava eldeki davayla birleştirilmiş ve mahkemece bu yöndeki istemin de kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın 80. maddesi, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, yasal süresi içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu gereğini öngörmüş olup; müteselsil borçluluk halinde, borçluların her birinin alacaklıya karşı borcun tamamından tek başına sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yaptığı ödemelerin, şirket müdürü olarak müteselsilen sorumlu olduğu borcu yerine getirme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yasal sorumluluğun ifası kapsamındaki ödemelerin ise istirdadına olanak bulunmadığı yönünün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy