(1086 S. K. m. 187, 478) (5521 S. K. m. 7, 15)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.05.1990 - 15.07.1990 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı ile Galip E. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 01.05.1990 - 15.07.1990 tarihleri arasında davalı işverene ait özel bina inşaatı işyerinde çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.05.1990 - 06.06.1990 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
1- İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine göre iş mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. Aynı kanunun 15. maddesine göre de, bu yasada açıklık bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri uygulanır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 478 nci maddesinde, sözlü usulde ilk itirazların herhalde ilk oturumda bildirilmesi gereklidir. Davalı kurum 12.05.2004 tarihindeki ilk oturumda derdestlik itirazında bulunmuştur. Mahkemece derdestlik itirazında bulunulan Ankara 11. İş Mahkemesinin 2003/1584 E. sayılı dosyası incelenip Mahkemesine iade edilmesine karşın itiraz konusunda karar verilmemesi isabetsizdir.
2- Davalı Kurum, dava konusu tarihleri içine alan 01.07.1985-23.07.1990 tarihleri arasında davacının Bağ-Kur sigortalısı olduğunu tespit ettiğini iddia etmesine karşın, bu iddia göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle derdestlik itirazı hakkında karar verip, derdestlik itirazı reddedilirse, varsa davacının Bağ-Kur sigorta sicil dosyasının celbi ile, Kurum iddiasının doğru olduğunun belirlenmesi halinde; davada taraf olmasında hukuksal yararı olacak olan Bağ-Kur, yasal harç alınarak davaya dahil edilerek, delilleri toplanmalı, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili sigortalı çalışmalardan hangisi kişinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliğini taşıyorsa, sigortalı emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyor, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa, o çalışmaya üstünlük tanıyarak; Kurum iddiasının doğru olmadığının belirlenmesi halinde önceki gibi karar vermektir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davalılardan Galip E.'a iadesine, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy