(4853 S. K. m. 8)
Davacı, 3417 ve 4853 sayılı yasalardan doğan tasarruf teşvik anapara kesintileri ile devlet ve işveren katkı paylarının toplamından oluşan miktarın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, hukuki nitelikçe davacının, davalı işverene ait iş yerinde çalıştığı döneme ilişkin olarak ücretlerinden işverence yapılan tasarrufu teşvik kesintileri ile işveren katkı paylarının kendisine ödenmediğinden bahisle zorunlu tasarruf kesintileri ile buna dayalı nema alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 29.04.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4853 sayılı Çalışanların Tasarruf Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanunun 7. ve 8. maddeleridir. Anılan Kanunun 8 inci maddesinde; 3417 sayılı Kanun hükümlerine göre, ücretlerden yapılması gereken tasarruf kesintileri ile katkı paylarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırmayan işverenlerden; yatırılması gereken miktarlar ile gecikme zammı, resen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak T.C. Ziraat Bankası şubelerindeki ilgili Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırılır. 3417 sayılı Kanunun mülga 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki personelin aylık ve ücretlerinden tasarruf kesintileri ile Devlet ve işveren katkılarını süresi içinde ilgililer adına açılmış bulunan Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırmayan kurumlar, yatırılması gereken miktarların resen veya ilgililerin başvurusu halinde yasal faizi ile birlikte T.C. Ziraat Bankası şubelerindeki ilgili Tasarrufu Teşvik Hesaplarına yatırılmasından sorumludurlar. hükmü öngörülmüş, buna göre tasarruf kesintileri ile işveren katkılarının ilgililerin banka hesaplarına yatırılmaması durumunda Sosyal Sigortalar Kurumu tahsile yetkili kılınmıştır.
Somut olayda, davalı işverence ve dava dışı Sosyal Sigortalar Kurumunca maddede öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmediği ve davacının zarara uğratıldığı anlaşılmakta olup; uyuşmazlık, görevli yargı yerinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır ve çözümü için de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi zorunludur. Kesinti ve katkı paylarının ödenmesi gereken dönemde taraflar arasında hizmet akdi ilişkisinin varlığı açıktır. Öte yandan, mülga 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi Ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanunun 2 nci maddesindeki, bu Kanun hükümleri çerçevesinde; işçi çalıştıran iş yerlerinde çalışan işçilerin .... aylık ve ücretlerinden (tasarruf kesintisi) yapılacağı ve bu tasarruflara Devlet veya ilgili işverenlerin katkısının sağlanacağı yönündeki hüküm göz önünde bulundurulduğunda kesinti ve katkı paylarının hizmet akdinin sonucu olduğu belirgin bulunmakla, hizmet akdi ilişkisinden kaynaklanan anılan uyuşmazlığın çözüm yeri, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi gereğince iş mahkemeleridir.
Bu nedenle; mahkemece, işin esasına girilmeli, tarafların anılan kanunlar kapsamına giren kişilerden olup olmadığı araştırılmalı, 4853 sayılı Kanunun 8 inci maddesi hükmü gereğince değerlendirilmiş tasarruf kesintileri ve katkı paylarından davacıya ödenmesi gereken tutar, anılan kanunun 5 inci maddesinde öngörülen .... aylık olarak, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan bir önceki aya göre Tüketici Fiyatları Genel İndeksi değişim oranında ve ilave olarak yıllık yüzde beş oranında değerlendirilir. hükmü ile 6 ncı maddesinde öngörülen Hak sahiplerine, ana para tutarları 2003 yılı Nisan ayında defaten ödenir. 5 inci madde uyarınca değerlendirilen tutar Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında olmak üzere 2004 yılında dört taksit 2005 yılında dört taksit ve Mart ve Haziran aylarında olmak üzere 2006 yılında iki taksit olarak toplam on taksitte ödenir. Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu bakan, ödeme tarihlerini bir ay önce veya bir ay sonra olarak belirlemeye yetkilidir. Emeklilik veya ölüm halinde taksitlendirme devam etmez ve ilgililere veya kanuni mirasçılarına kalan tutar defaten ödenir. Bu kanun hükümleri gereğince hak sahiplerine yapılacak ödemeler ve bu ödemeler nedeniyle düzenlenecek belgeler hiç bir vergi ve kesintiye tâbi tutulamaz. düzenlemesi doğrultusunda saptanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy