(506 S. K. m. 85)
Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 752.129.178 liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı SSK vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, 506 sayılı Kanuna göre 01.12.1988-31.03.2000 tarihleri arasında geçen zorunlu sigortalılık süresi bittikten sonra; yani, 01.04.2000 tarihinden itibaren ödenen isteğe bağlı sigortalılık primlerinin davacıya iadesine karar verilemez. Zira yöntemince ödenmiş ve geçerli bir isteğe bağlı sigortalılık mevcutken; bu sürenin iptalini gerektirecek herhangi bir hukuki neden bulunmadığı halde, isteğe bağlı sigortalılık primlerinin iadesine karar verilmesi, bir bakıma sosyal güvelik hakkından vazgeçme niteliği taşıdığından bu yönde bir uygulamayı Anayasa ve mevcut yasal düzenlemeler karşısında cevaz verilemez. Bu nedenle, 01.04.2000 tarihinden sonraki primlerin iadesine ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklana nedenlerle BOZULMASINA; 27.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy