(2829 S. K. m. 8)
Davacı, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 15.12.2005 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu somut olayda ; davacı 30.06.1982-23.09.2002 tarihleri arasında 20 yıl 2 ay 23 gün davalı vakıf sigortalısı olarak çalıştığı,bilahare 4063 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkındaki kanun ve 4046 Sayılı Yasa gereği Emekli Sandığına tabi olduğu ve burada 23.09.2002-17.11.2005 tarihleri arasında 3 yıl 2 ay çalıştığı ve 15.12.2005 tarihinden itibaren de Emekli sandığından emekli aylığı almağa başladığı;bu arada davalı vakfa yaptığı 18.10.2005 tarihli tahsis başvurusu ile de, vakfa ve emekli sandığına tabi çalışmalar ile askerlik borçlanması dikkate alınarak 2829 Sayılı Yasanın 8.maddesine göre aylık bağlanmasını talep ettiği, ancak, bu talebinin davalı vakıfça aynı yasanın 8.maddesinin 2.fıkrası ...bağlı oldukları kurumun kanunla değişmesi.. ibaresi gözetilerek reddi üzerine işbu dava ile davacı, askerlik borçlanması ve tüm hizmet süreleri gözetilerek davalı Vakıftan 15.12.2005 tarihinden itibaren aylığa hak kazandığının tespitini istemiş olup; mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 2829 Sayılı Yasa 8.maddesi 1.fıkrası gereği hizmet birleştirilmesi sonucu 25 yıl 23 gün (9023 gün) üzerinden davalı vakıftan tahsise hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de;
2829 Sayılı yasanın 8.maddesinin 2.fıkrası ....ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca ,kendi mevzuatına göre aylık bağlanır. Hükmünü içermekte olup, yukarıda ki bilgiler ışığında, davacının 4063 ve 4046 Sayılı Yasalara göre tabi olduğu kurumun kanunla değişmiş olması ve son tabi olduğu Emekli sandığınca da doğru olarak davacıya aylık bağlanmış olması karşısında, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vakıf vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy