10. Hukuk Dairesi 2006/14151 E., 2007/1641 K. SİGORTALI OLMAKTAN VAZGEÇİLEMEMESİ SİGORTALILIK SİGORTALILIK NİTELİĞİ
1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Geçici Madde 13 ] 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 14 ] 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 15 ] 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 16 ]
"İçtihat Metni"
Davacı, 20.04.1982 - 22.03.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı yasaya tabi esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, vergi kaydının bulunmadığı 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığına geçerlilik tanınması isteği, "...davacı tarafından 13.06.1985 tarihinde Bağ-Kur İl Müdürlüğüne verilen dilekçeyle, 20.04.1981 tarihinde çalışmasının sona erdiği, 28.01.1981-31.12.1984 tarihleri arası dönem için çıkarılan borcu kabul etmediğini..." bildirdiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
28.01.1981 tarihli giriş bildirgesi üzerine, aynı tarih itibariyle 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı başlatılan davacının, meslek kuruluş kaydı 28.01.1981-14.12.1990 tarihleri arasında sürmüş, sonradan düzenlenen tutanak içeriğinde ise, kaydın son bulma tarihinin 14.5.1985 olduğu bilgisine yer verilmiş, kesintili olarak süren vergi kaydı ise, 15.01.1981-20.4.1981, 06.5.1987- 25.9.1990, 26.11.1991- 02.3.1998 tarihleri arasındaki dönemleri kapsamıştır. Davalı Kurum, davacının vergi kaydının bulunmadığı 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasındaki dönemde davacının sigortalı sayılamayacağı yönünde işlem gerçekleştirmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 26.5.2004 tarihli, 2004/10-317 E., 2004/317 K. Sayılı kararında da dile getirildiği üzere, "1479 sayılı Yasa, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına en son alınan esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara, Yasa'da yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, 26. madde ile sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağını, bu Yasaya göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda Kurum tarafından resen tescil işleminin yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Yasada tanımlanan amaca ulaşma yolunda, uygulamada rastlanılan kimi sorunlar nedeniyle "kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar" başlıklı 24. madde ve buna paralel olarak "sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi" başlıklı 25. maddede sık sayılabilecek değişiklikler yapılmıştır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24 ve 25. maddelerinde "...kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler...", "meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren" zorunlu Bağ- Kur sigortalısı sayılmışken, anılan maddelerde 19.4.1979 gün ve 2229 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, "kendi adına ve hesabına" çalışma koşulu ve belirtilen nitelikte çalışmaya başlama tarihi sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir.
20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemede, kendi adına ve hesabına çalışma koşuluna ek olarak "...gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar" için mükellefiyetin başlangıç tarihinden, "kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar" kayıt oldukları tarihten itibaren sigortalı sayılmaktadırlar.
Ne var ki, 1479 sayılı Yasaya 2654 sayılı yasa ile eklenen Ek Geçici 13. madde ile, "...sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği (20.4.1982) tarihinde" başlayacaktır hükmü getirilmiştir.
22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikte ise, bu kez; "gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlar" dan, gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile, vergi kaydı bulunmayanlar da Esnaf ve Sanatkarlar Siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayılmışlardır.
619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemelerin, anılan KHK'nin Anayasa Mahkemesi'nce iptalinden sonra 4956 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle bu kez; ..gerçek ve basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyet tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlardan Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıt olanlar ise, talep tarihinden itibaren zorunlu sigortalı olarak Yasa kapsamına alınmışlardır.
"Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler" başlıklı Ek Geçici Madde 13 hükmünde, sigortalılık niteliğini taşıyanlar yönünden Yasanın tanıdığı hak ve mükellefiyetlerin, 2654 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 20.4.1982 tarihinden başlatılacağı öngörülmüştür. Madde, sigortalılık niteliğinin edinilmesi yönünden değil, sadece sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlayacağı tarih yönünden norm içermekte olup, sigortalılık niteliği yönünden yapılacak değerlendirmeler ise, sigortalılığa esas alınacak kayıt ve/veya çalışma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre yapılacaktır...
Gerçektende; 20.4.1982 ve 22.3.1985 tarihlerinde 2654 ve 3165 sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler; önceki mevzuatın öngördüğü koşullara sahip olan sigortalıların, sigortalılık niteliklerine son vermemekte, değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Bağ-Kur sigortalılık niteliğini kazananlar yönünden yeni düzenlemeler içermektedir. Tersinin kabulü, kazanılmış hakları ortadan kaldırmak olur ki, bu durumun kabulüne de yasaca ve hukukça olanak bulunmadığı açıktır."
Yasal yönteme uygun olarak süresinde tescili yapılmış olan davacının, dava konusu edilen dönem içerisinde de, tescil tarihinden süregelen sigortalılığı gerektirir koşullara sahip olduğu, meslek kuruluş kaydı, tanık anlatımları ve zabıta
araştırması sonucu elde edilen bilgilerle ortaya çıkmış olup; yukarıda da belirtildiği üzere, 1479 sayı Yasa kapsamındaki sigortalılığın zorunlu ve vazgeçilmez niteliği karşısında, dava konusu dönem yönünden sigortalılığın geçerli olduğuna hükmedilmesi gereği gözetilmeksizin, 13.6.1985 tarihli dilekçe içeriğindeki geçmiş dönem sigortalılığının iptali yönündeki beyanına değer verilerek sonuca ulaşılması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy