Davacı, 01.11.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hakkazandığının tespitine 01.11.2000-01.11.2004 tarihleri arasında ödenmesi gereken aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
06.05.1947 doğumlu olup, 18.10.1985 tarihinde SSK sigortalısı olarak çalışmaya başlayan ve 27.03.1998 günlü tahsis başvurusu, tahsis talep tarihine göre 15 yıllık sigortalılık süresinin doldurulmadığı gerekçesiyle 30.11.1998 tarihinde reddedilen, bilahere 08.10.2004 tarihli ikinci tahsis talebine istinaden 01.11.2004 tarihinde kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacı, 15 yıllık sigortalılık süresinin dolduğu 18.10.2000 tarihini takip eden 01.11.2000 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması ve 01.11.2000-01.11.2004 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiş ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ilk tahsis talep tarihinde 12 yıl 5 ay 9 günlük sigortalılık süresi bulunduğu çekişmesiz olan davacının, 506 sayılı yasanın
"Yaşlılık Aylığından Yararlanma Şartları" başlıklı 60/A-b maddesinde yazılı 15 yıldan beri sigortalı bulunmak koşulunu yerine getirmeden talepte bulunmuş ve Kurumca, tahsis talep tarihindeki Kurum kayıtlarına göre 15 yıllık sigortalılık süresi dolmadığı için yaşlılık aylığı isteminin reddedilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı halde davanın reddi yerine, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye Ali Göcen'in muhalefetine karşı; Başkan Coşkun Erbaş, Üyeler; Süleyman Caner, Coşkun Öztürk, Neslihan Sever'in oylarıyla ve Oyçokluğuyla, 19.02.2007 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Davacının davalı Kuruma yaptığı 27.03.1998 tarihli yaşlılık aylığı başvurusuna; Sosyal Sigortalar Kurumu, "01.07.1998 tarihli 119 sayıl müfettiş raporuna istinaden 506 sayılı yasaya tabi tesciliniz ve 01.07.1991-30.06.1997 devresi isteğe bağlı sigortalılığınız iptal edilmiştir." şeklinde bilgi vermiştir. Bunun üzerine davacı; Konya İş Mahkemesinin 1998/806 Esas kayıtlı davayı açarak Kuzucular Ticaret Koll.Şti.işyerinde 01.05.1991-31.05.1991 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmasının fiili olduğunu, Kurumun iptal işleminin iptali ile, 01.07.1991-30.06.1997 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemenin Kabul kararı, Dairemizce 03.05.2004 tarihinde ONANMIŞTIR.
Davacı ikinci kez 19.08.2004 tarihinde; "1998 yılındaki talebimi dikkate alarak tarafıma aylık bağlayın" demek suretiyle tahsis talebinde bulunmuş; Kurum, 506 sayılı Kanunun 60/A-b maddesinde öngörülen "15 yıldan beri sigortalı bulunmak" koşulunun, tahsis talep tarihinde (27.03.1998) bulunmadığından bahisle, isteğini reddetmiş ve tekrar tahsis talebi üzerine, (08.10.2004 tarihli) davacıya 01.11.2004 tarihinde yaşlılık aylığı bağlamıştır. Bu davada davacı; 15 yılı doldurduğu 18.10.2000 tarihini takip eden aybaşından itibaren, (01.11.2000) yaşlılık aylığı bağlanmasını, yaşlılık aylıklarından şimdilik 2.000.000 TL'sini talep etmiştir.
506 sayılı Kanunda tahsis talep dilekçesinin "etkin süresi" konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır.Şöyleki; sigortalının: a)sigortalılık süresi b)prim ödeme gün sayısı c)yaşı konusunda en ufak bir eksiklik tahsis talebinin reddi sonucunu doğurmakta; Kurumun bu konuda gecikerek verdiği cevap, sigortalıların mağduriyetine neden olmaktadır. Dairemizin içtihatları ile bu yasal boşluk doldurulmuştur. Örneğin, bir sigortalı 55 yaşını 20.01.2007 tarihinde dolduruyorsa; 31.01.2006 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunda; yasaya göre tahsis talebinin reddi gerekir, fakat Kurumun böyle bir red işlemi sonucunda sigortalı dava açarsa; Dairemiz, 01.02.2007 tarihinde aylık bağlanmalı demektedir.
Bu davaya gelince; davacının 27.03.1998 tarihli tahsis dilekcesine Kurum eksik cevap vermiştir. Zira, "15 yıl sigortalılığın da bulunmamaktadır." diye bir cevap vermemiştir. Kurumun yarattığı uyuşmazlık konusunda davacı haklı çıkmaktadır. Şayet, yukarda söylendiği şekilde Kurumun bir cevabı bulunsaydı, hiç gecikmeden 15 yılın dolduğu tarihin bitiminde davacı tahsis talebinde bulunabilirdi. Kurum yasal mükellefiyetini yerine getirmemiştir. Bu gerekçe yeterli görülmezse; davacı, 19.08.2004 tarihli dilekçesinde, ilk tahsis dilekçesine göre aylık bağlayın demiştir. ikinci dilekçe aylık bağlama istemini içermektedir. Çoğun içinde az vardır özdeyişine göre, 01.09.2004 tarihinde aylık bağlanması gerekirdi.
Dairemizin süreklilik kazanmış içtihatlarına aykırı düşen bozma kararına iştirak etmiyor, örnek nitelikteki mahkeme kararının onanması görüşümü saygı ile sunarım.
Üye
ALİ GÖCEN
Full & Egal Universal Law Academy