10. Hukuk Dairesi 2006/17801 E., 2007/10031 K. SIFAT SUBJEKTİF HAK
"İçtihat Metni"
Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 38.412.159.000 TL tedavi giderinin yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Yeşim Sayıldı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin, gerçekten o dava ile ilgili kimseler olması; bir başka ifade ile dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir.Mahkemenin, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olan "sıfat" konusunu yargılamanın her aşamasında resen ele alıp incelemesi ve şayet davacının dava konusu hakkı talep etme hakkının bulunmadığı sonucuna varılırsa sıfat yokluğundan davayı reddetmesi gerekir.(Kuru, I.cilt S.756)
Dava konusu olaya gelince, davacının Kurum sigortalısı olduğu, eşinin hastalığı sebebiyle tedavi gördüğü Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesince 38.348.621.000 TL masraf çıkartıldığı ve bu paranın kendisinden istendiği ileri sürülerek bu miktarın davalı Kurumdan tahsili talep edilmiştir.
Davacı sigortalının eşinin sağlık sigortasından yararlanması gerektiği konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Uyuşmazlık, hastanece yapılan tedavi harcamaları bedelinin davacı tarafından hastaneye ödenmesi ve bu suretle davacı lehine bir alacak hakkının doğmasından önce davacının böyle bir davayı açıp açamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda hastanece yapılan tedavi harcamalarının alacaklısı hastane idaresi, borçlusu Bağ-Kur'dur. Davacı tarafından hastaneye herhangi bir ödeme yapılmadığı için maddi hukuk açısından lehine doğmuş bir alacak hakkından söz edilemeyeceği ve sebeple davada sıfat şartının gerçekleşmediği, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/06/2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy