(506 S. K. m. 53, 54, 56)
Davacı, malul olduğunun tespiti ile malullük aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davalı Kurum'a 29.06.1966 gününden itibaren prim ödemesi bulunan davacının, primi ödenmiş tarih sayısı araştırılmamıştır. Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 27.01.2004 günlü raporda, çalışma gücünün 2/3'ünün kaybedilmediği, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 21.06.2006 günlü raporda, çalışma gücünün 2/3'ünün kaybedildiği belirtilmiş; Mahkeme, son raporu esas alarak, aylık başlangıcı belirtilmeksizin, çalışma gücünün 2/3'ünü kaybettiğinden, davacıya, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermiştir.
506 s. Kanunun 53. maddesine göre; ...Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin tetkiki sonucu çalışma gücünün en az 2/3'ünü yitirdiği, Kurumca tespit edilen sigortalı malullük sigortası bakımından malul sayılır. Sağlık raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkinin, 109. maddede belirtilen prosedüre uyularak, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınacak raporla giderilmesi gerekir. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor, Kurum yönünden bağlayıcı olup, davacının bu rapora itirazı halinde, çelişki Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor ile Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor arasındaki çelişkinin ise üniversitelin ilgili bölümünden alınacak raporla giderilmesi gerekir.
506 s. Kanunun 54. maddesinde 53. maddede belirtilen biçimde malul sayılanların, toplam olarak 1800 tarih veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunan ve malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyenlerin malullük aylığından yararlanabileceği; yine anılan kanunun malullük aylığının başlangıcını düzenleyen 56. maddesinde göre, aylığının ödenmesine, kendisinin yazılı isteğinin, malul sayılmasına esas tutulan raporun tarihi yazılı isteğini takip eden takvim ayından sonraki bir gün ise, bu rapor gününden sonraki ay başından başlanacağı belirtilmiştir.
Mahkemece; davacıya ilişkin şahsi sigorta dosyası getirtilip, prim ödeme tarih sayısı itibariyle 506 s. Kanunun 54. maddesindeki şartların varlığı tartışılmadan; sağlık raporları arasındaki çelişki 109. maddesinde belirtilen prosedüre uygun biçimde giderilmeden ve aylığın, maluliyetin belirlendiği rapor tarihini takip eden aybaşından başlayacağına ait 56. maddeye aykırı biçimde aylık başlangıcı belirtilmeksizin karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 23.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy