10. Hukuk Dairesi 2007/1091 E., 2007/5209 K.
EKSİK İNCELEME VE ARAŞTIRMA SONUCU KURULAN HÜKÜM
HİZMET AKDİ
PRİM ÖDEMESİ
506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Geçici Madde 81 ]
1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Ek Madde 19 ]
1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 24 ]
"İçtihat Metni"
Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının 31.12.1998 tarihinde sona erdiğinin ve 01.01.2003 tarihinden itibaren SSK'dan aylık almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, 506 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalılık süreleri ile çakışan 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığının iptali ile, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemlerine ilişkin olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve toplanan kanıtların hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince, hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı sayıldığı gibi, 1479 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre, herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan limited şirket ortakları Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmiştir. Sosyal güvenlik sistemimize göre bir kimsenin aynı anda iki sosyal güvenlik kuruluşu kapsamında bulunması olanaksız olup, çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü, kanun hükümleriyle kabul edilmemiştir. Çalışmaların hem 506, hem de 1479 sayılı Kanun kapsamına girdiği bu tür durumlarda uyuşmazlığın, çakışan dönemlerde ekonomik ve fiili yönden baskın çalışmanın hangi Kurumda geçtiği, bir başka anlatımla baskın sigortalılık olgusu belirlenerek çözümlenmesi zorunludur.
Tüm dosya içeriğine göre; davacının baskın çalışmasının farklı işverenlere hizmet akdi ile bağlı, Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi olarak geçtiği kanıtlandığından 1479 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalılığın 31.12.1998 tarihi itibarıyla sona erdiğinin ve 31.12.1998 - 30.12.2002 döneminde 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespitine ilişkin mahkeme kabulü yerindedir. Öte yandan, davacının limited şirket ortağı olduğu 06.08.1996 - 31.12.1998 dönemi yönünden prim ödemesi bulunmadığından 1479 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesi hükmü gereğince sigortalılığı askıdadır.
Şu durumda; davalı Bağ-Kur'a yazı yazılarak uyuşmazlık konusu dönem dışında davacının hangi tarihlerde 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edildiği, sigorta prim borcunun bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalı, davalı Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan hizmetleri gösteren bilgi ve belgeler getirtilmeli; böylelikle, toplam prim ödeme gün sayısı saptanmalı, 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesi ile 2829 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık aylığından yararlanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenip elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy