(506 S. K. m. 68, Geç. m. 91)
Dava: Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.174.89 YTL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davalının eşi olan sigortalının 05.01.1969 tarihinde iş kazası sonucu yaşamını yitirmesi üzerine davalıya ölüm geliri bağlandığı, daha sonra, 20.03.1989 günü ölen babası üzerinden kendisine bu kez 506 sayılı Kanunun ölüm sigortası hükümlerine göre aylık bağlandığı, bu durumu öğrenen davacı Kurumca ölüm aylığı kesilerek 15.04.1989-19.01.2006 dönemi yönünden aylıkların yersiz ödendiği gerekçesiyle yasal faiziyle birlikte geri alınması (istirdadı) istemine ilişkin işbu davanın açıldığı anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun ölüm sigortası hükümlerinin düzenlendiği bölümün içerisinde yer alan ve Eş ve Çocuklara Aylık Bağlanması| başlığını taşıyan 68 inci maddesi olup, hak sahibi kız çocukları yönünden maddenin (I) numaralı bendinde aylık bağlama koşulları, (VI) numaralı bendinde aylık kesme nedenleri açıklanmıştır. Buna göre, ölüm aylığı tahsisi için evli olmayan kız çocuklarının Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmamaları, buralardan gelir veya aylık almamaları zorunlu olduğu gibi, gerekli koşulları taşıyanlara bağlanan aylıkların kendilerinin Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya, buralardan gelir veya aylık almaya başlamaları veya evlenmeleri durumunda kesilmesi gerektiği de açıktır. Hemen belirtilmelidir ki, maddede yazılı Sosyal Sigorta sözcüğünün Bağ-Kur Genel Müdürlüğünü de içine alacak şekilde anlaşılması zorunludur.
Öte yandan hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar yönünden kanun koyucu tarafından 506 sayılı Kanuna, 09.07.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5386 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle geçici 91 inci madde eklenerek farklı bir düzenleme yapılmıştır. Anılan maddenin ilk fıkrasında; 06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıkların; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları hariç olmak üzere geri alınmayacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise; bunlardan, yukarıda belirtilen haller haricindeki nedenlerle gelir veya aylıkları kesilen veya durdurulan kız çocuklarının gelir ve aylıklarının, kesme veya durdurma tarihi itibarıyla istek koşulu aranmaksızın yeniden başlatılacağı açıklanmıştır. Buna göre, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir veya aylıkların kesilme nedenleri; evlenme, Sosyal Sigortaya ve/veya Emekli Sandıklarına tabi çalışma, kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık alma halleri ile sınırlandırılmıştır. Şu durumda, 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince ölü sigortalı eşi ve babası üzerinden kendisine ölüm geliri ve aylığı bağlanan davalının, anılan gelir ve aylıkları, kendi çalışmalarından dolayı olmadığından, yukarıdaki söz konusu düzenleme gereğince bu gelir ve aylıklar geri alınamaz.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu istemin kabulü yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalıya geri verilmesine, 16.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy