(506 S. K. m. 79) (1086 S. K. m. 245)
Dava: Davacı vekili; davacının 15.05.2002 - 15.05.2003 tarihleri arasında, davalı işverene ait apartmanda, hizmet akdine dayalı, kapıcı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile işçilik haklarından oluşan alacaklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dava kabul edilerek, 15.05.2002 - 06.01.2003 dönemi yönünden sigortalılık süresi ile işçilik alacakları hüküm altına alınmıştır.
Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Çalışma olgusunun gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin 06.01.2003 günü itibarıyla 506 sayılı Kanun kapsamında tescil edildiği, davacının anılan tarihte işe girdiğini gösteren bildirgenin Kuruma verildiği ve adına 06.01.2003 - 31.05.2003 döneminde tam gün üzerinden eksiksiz prim ödemelerinde bulunulduğu, 2003 yılının birinci ve ikinci dönemlerine ait sigorta primleri bordrolarında yalnızca davacının bildiriminin yapıldığı anlaşılmakta olup, mahkemece yürütülen yargılamada dinlenen tanıkların anlatımlarına dayanılarak istem kabul edilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma ile toplanan kanıtlar hüküm vermeye elverişli değildir.
Hizmet tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin onuncu fıkrasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bakımdan; davalı işverene ait apartmanda hangi tarihten itibaren oturulmaya başlandığı ve kapıcılık hizmetlerine gereksinim duyulduğu araştırılmalı, apartman yönetim kurulunca yapılan toplantıları ve bu toplantılarda alınan kararları gösterir karar defteri ile işletme hesabı defteri getirtilmeli, davacıya ait tüm bilgi ve belgeler davalı işverenden istenilmeli, dava konusu dönemde aynı çevrede faaliyet yürüten başka işverenler ve bunların çalıştırdığı sigortalılar ile davalıya ait apartmanda ve farklı apartmanlarda oturan kişiler yöntemince saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, çalışmanın niteliği ve süresi konusu aydınlatılmalı, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy