(506 S. K. m. 60, 79)
Dava: Davacı, 1984 tarihinden 17.04.2005 tarihine hizmet akdi ile çalışmasına rağmen Kuruma eksik bildirildiğini, eksik günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan SSK Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Davalı SSK'nın temyiz itirazlarının reddine,
2- Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen sigortalıların, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Davacı; mevsimlik olarak çalıştığını iddia etmiştir. Mevsimlik çalışma nedeniyle çalışılmayan sürelerde ve askerlikte geçen sürede hizmet akdinin askıda olması nedeniyle, işe giriş bildirgesinin verildiği tarihten önceki dönem yönünden de hak düşürücü süre işlemeyeceği gibi, 1997 yılında davalı işverene ait bir başka işyerinden sigortalı olarak gösterilmesi de hak düşürücü sürenin geçtiği sonucunu doğurmaz.
Davacı tarafından ibraz edilen ve davalı işveren tarafından imzalanmış, Nevzat E. adı yazılı 05.01.2004 tarihli vizite kağıdında 2003 yılı 9-12. aylarında 30'ar gün, 11.04.2005 tarihli vizite kağıdında 2004 yılı 12. ayı ile 2005 yılı 1-3. aylarında 30'ar gün prim ödemesi bulunduğunun bildirildiği ve söz konusu dönemlerde davacı hakkında Kuruma sigortalı hizmet bildiriminin bulunmadığı, ayrıca davalı işverenin işyeri adresinin yazıldığı muayene kartında, 22.05.1992 tarihinde muayenenin yapılmış olduğu, bu tarihten sonra işe giriş bildirgesinin verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; askerlikte geçen süre belirlenmeli, vizite kağıtlarının davacı ile olan ilgisi araştırılmalı, muayene kartı ve tarafların gösterdiği ve gerektiğinde resen toplanacak deliller hep bilirlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde ...bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir. hükmü de gözetilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy