(1479 S. K. Ek. Geç. m. 6) (506 S. K. Geç. m. 20)
Dava ve Karar: Davacı, 01.09.2001 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun, ödenen aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık sürelerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde hüküm kurmuştur.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacıya, 720 günlük askerlik borçlanma süresi, 506 sayılı Kanun kapsamındaki 210 günlük prim ödeme gün sayısı ve 01.01.1987 - 28.07.2001 tarihleri arası dönem için bildirilen Bağ-Kur sigortalılık süreleri birleştirilerek, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (Devredilen Bağ-Kur Genel Müdürlüğü)tarafından 01.09.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının (Devredilen Bağ-Kur Genel Müdürlüğü), vergi kaydı nedeniyle, davacıyı 13.01.1992 - 29.06.1994 ve 29.04.1999 - 24.01.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı saydığı, vergi kaydının başladığı 13.01.1992 tarihinden sonraki tarım Bağ-Kur sigortalılık süresini ve buna dayalı olarak yaşlılık aylığı tahsisini iptal ederek, ödenen aylıkları borç çıkardığı anlaşılmıştır.
1479 sayılı Kanunun 5754 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değiştirilen ve yürürlükte bulunan Ek Geçici 6. maddesinde, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde belirtilen emekli sandıkları ile kanunla kurulu diğer emekli sandıklarınca kendilerine yaşlılık, malullük veya ölüm aylığı bağlananlar 01/10/1972 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun Kapsamı dışında sayılırlar. Ancak bu Kanuna tabi hizmet süreleri, diğer kurum ve sandıklara bildirilmiş ise bu hizmetlerin geçerli sayılacağı belirtilmiş olup; Mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 14.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy