Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, prim borcu nedeniyle araçların üzerine konulan haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulü ile haciz kararının iptaline karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta, prim borcu nedeniyle, davalı belediyeye ait araçların trafik kayıtlarına davalı Kurum tarafından haciz uygulanmasına karar verilmiş ve haciz kararı trafik kayıtlarına işlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15/son maddesine dayanılarak kamu hizmetine tahsis edilen ve kamu hizmetinde fiilen kullanılan araçların haczinin kabil olmadığı gerekçesine dayanılarak haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
506 sayılı Kanunun 80.maddesine göre, Kurumun prim alacakları yönünden 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş, aynı Yasanın 70. maddesinin 1. Bendinde 04.05.1994 tarihli 3986 sayılı Kanunun 16.maddesi ile yapılan düzenleme sonucunda ise, mahalli idarelerin malların haczedilebileceği kabul edilmiştir. Buna karşılık olarak ise 5393 sayılı Belediye Kanununun 15/son maddesinde de “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yolu ile elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Belediyeler, kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek suretiyle kamu hizmeti sunan Kamu tüzel kişileridir. Belediyenin yaptığı hizmetler, toplumun genel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak için kamu yararı gözetilerek yapılan, sürekli ve düzenli hizmetlerdir. Anılan Yasanın 15/son maddesi ile bu hizmetlerin sürekliliğinin temini amaçlanmıştır.
Belediyenin, kamu hizmetlerinin niteliği belirtilmeden tüm mallarının kamu hizmetine tahsis edildiğine ilişkin ilgili organları tarafından aldığı kamuya tahsis kararları, belediyeye ait malların haczedilmesini engellemeyecektir. Bu kamuya tahsis kararının yanısıra, tahsis kararı alınan malların kamu hizmetinde fiilen kullanılması da gereklidir.
Somut olaya bu çerçevede bakıldığında, hacze konu araçların aynı zamanda fiilen de kamu hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı tespit edilmelidir.
Mahkemece, borçlu belediyeye ait araçların üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, fiilen kamu hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı tespit edildikten sonra, kamu hizmetlerinde fiilen kullanıldığı tespit edilenler yönünden şimdiki gibi, fiilen kamu hizmetlerinde kullanılmayanlar yönünden ise haciz işleminin yerinde olduğunun kabulü ile istemin reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy