10. Hukuk Dairesi 2008/14417 E., 2008/15236 K.
SİGORTA YARDIMI
ZORUNLU SİGORTALILIK
4784 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL... [ Madde 1 ]
506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Ek Madde 38 ]
506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Geçici Madde 20 ]
"İçtihat Metni"
Davacı, müktesep haklarının ihlal edildiğinin tespitiyle, muarazanın menine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla birikmiş emekli aylığı ve birikmiş ikramiye tutarlarından oluşan alacakların ait olduğu dönemlerden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacının, intibak hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek şekilde, davalı vakıf dışında sosyal güvenlik kurumlarında iki yıldan fazla çalışma süresinin bulunmamasına, 20.03.2002 tarihinde yapılan senet değişikliklerinden kaynaklanan aylık ve ikramiye alacağına ilişkin talebin reddine dair mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın yasal dayanağı, 15.01.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4784 sayılı kanundur. Anılan kanun uyarınca; 506, 2925, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre gelir ve aylık almakta olanlara 01.01.2003-31.12.2003 tarihleri arasında, genel bütçeden karşılanmak üzere, almakta oldukları aylık ve gelirlere ilave olarak sosyal destek ödemesi yapılması için düzenleme getirilerek, bu ödemenin miktar, usul ve esaslarını belirlemek ve belirtilen kanunlar uyarınca aylık ve gelir tutarlarına göre aylar itibariyle farklılaştırmak için Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. Kanunun gerekçesinde; "Her ay tüketici fiyatları indeksi değişim oranı kadar artırılan emekli aylıklarının bir bölümü asgari ücretin bile altına düşmüştür. Bu nedenle gelir ve aylıkların artırılması konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmek suretiyle genel bir iyileştirme sağlanması için....506, 2925, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre gelir ve aylık almakta olanların 2003 yılında gelir ve aylıklarının artırılmasını sağlamak amacıyla sosyal destek ödemesi adı altında ilave ödeme yapılması öngörülmekte ve bu ödemenin miktarı ile usul ve esaslarını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmaktadır" ifadesi ile düzenlemenin amacı açıklanmıştır.
Bakanlar Kurulu tarafından, 4784 sayılı kanunla verilen yetkiye istinaden, 15.01.2003 tarihinde 2003/5145 sayılı karar ile 1479 ve 2926 sayılı kanuna göre, 2003/5146 sayılı karar ile de; 506 ve 2925 sayılı kanuna göre gelir ve aylık almakta olanlara yapılacak ödemelerin esasları belirlenmiştir. Buna göre; 506 ve 2925 sayılı kanunlara göre gelir ve aylık almakta olanlara, 2003 yılında 506 sayılı kanunun Ek 38. maddesine göre Ocak 2003 den itibaren gelir, aylık ve telafi ödemelerde yapılan artış miktarları toplamını 75,00 YTL'ye tamamlayacak şekilde ve aylık tüketici fiyatları endeksi artış oranındaki miktarların toplamının 75,00 YTL'den düşülmesi suretiyle ödeme yapılmasına, ayrıca sosyal destek ödemesinin 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun hesaplaşma ile ilgili hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınmamasına karar verilmiştir.
Davalı vakıf, 506 sayılı Kanunun Geçici 20. maddesi kapsamında yer almaktadır ve mensupları yönünden zorunlu sosyal güvenlik kurumu niteliğindedir, sandık mensupları 506 sayılı Kanun kapsamında değillerdir. Geçici 20. madde, 506 sayılı Yasanın tüm sistemi içerisinde değerlendirildiğinde görüleceği üzere bu maddede sayılan sandıklar, bağlı bulundukları kuruluşların personeli hakkında yasal düzenleme alanı içinde Sosyal Sigortalar Kurumu'nun yüklendiği görevleri, sağladığı hakları o düzeyin altına düşmemek üzere yüklenmiş sandıklar olup...görevleri ve en az yükümlülükleri yasa ile belirlenmiştir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu 9.3.1983/1-1 RG 23.6.1983/18086). Geçici 20. maddede yer alan sandıklar ile 506 sayılı Kanun arasındaki ilişki, kanunun bu sandıklar için bir alt sınır oluşturması ile gerçekleşir (10. HD 20.06.1995/2996-5616). Davalı vakıf tarafından bu alt sınır, bağladığı aylıklar yönünden, her ay için vakıf emekli aylığının, 506 sayılı kanun hükümlerine göre ayrıca hesaplanan paralel aylık ile karşılaştırılması suretiyle sağlanmaktadır.
4787 sayılı Yasanın gerekçesi ve metni, kapsamını, sayılan Kanunlar olarak açıkça göstermiştir. Yasal düzenlemede yer alan "506 sayılı Kanuna...göre gelir veya aylık almakta olanlara" ifadesi geçici 20. madde kapsamında kalan sandıkların 4787 sayılı Yasanın kapsamına alınmasına imkan tanımamaktadır. ...Geçici 20. madde kapsamında sandıklardan gelir ve aylık almakta olanlar, bu sandık aracılığıyla zorunlu sigortalılık kapsamında yer alırlar ve aynı faaliyetlerinden dolayı bir başka zorunlu sosyal kurumu kapsamında görülemezler. Bu nedenle, 4784 sayılı Yasanın 1. maddesinde yer alan düzenlemeye dayanarak sosyal destek ödemesi talep edebilmeleri mümkün görünmemektedir...Sosyal Sigortalar Kurumunun sandıklar karşısında alt sınır oluşturma durumu, kendisi tarafından sağlanan sigorta yardımları ile sınırlı görülmelidir...Nitekim yasada da sandık için, "...en az bu kanunda belirtilen yardımları sağlayacak" hükmüne yer verilmiştir...banka sandıklarının, özel yasa ile getirilen ve Hazine tarafından karşılanacağı belirtilen bir sosyal yardımı, o özel yasanın kapsamında yer almamaları sebebiyle sigortalılara ödememiş olmaları, sandık yardımlarının SSK seviyesinin altına düşmesi şeklinde değerlendirilemez (Yrd. Doç. Dr. L. Akın, 4784 sayılı Yasa İle Getirilen Sosyal Destek Ödemesi Karşısında Banka Zorunlu Sandıklarının Durumu, Ankara Ünv. Hukuk Fakültesi Dergisi 2004/5).
4784 sayılı Kanun ile yapılan sosyal destek ödemesi, sigortalılardan tahsil edilen primler karşılığı değildir, dolayısıyla hukukumuzdaki primli sosyal sigorta sistemi içinde yer almamakta, aksine, Devletçe yapılan karşılıksız bir ödeme olarak, sosyal yardım niteliği taşımaktadır. Sosyal yardım ödemesinin kapsamının, açıkça ve sınırlı olarak belirlenmiş olması, davacı ve davalı vakfın, bu kapsam içinde yer almaması ve 506 sayılı Kanunun Geçici 20. maddesindeki sınırın, 506 sayılı Kanunla verilen hakları kapsaması ve anılan sosyal yardımın bu kapsamda yer almaması nedeniyle davacının, 4784 sayılı Kanundan yararlanması mümkün değildir.
Açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 25.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy